Vahide göz ucuyla süzdü ikisini de. Ana baba mağduru apayrı yerlerde duran iki çocuk. Kendini de kat, üç. İnsan niye çocuk getirir dünyaya, yaralamak için mi? Hakikaten fena mahlûk bu ademoğlu. Arlanmaz, uslanmaz, amansız.
Kaygılarını bir kenara bıraktı sonunda. Ne oldukları kim oldukları mühim mi? Ne için kim için geç? Neden yakışmasın, herkese yakışıyor da... Suç mu günah mı? Kimseye karşı sorumlu değil kendinden başka. Suç değil... Hep suçluluk duygusuyla yaşadı, içi ağrıdı. Adrian'a dönüp "hiçbir şey mühim değil" dedi.
Hiçbir şey. İlk ve son olabilir bu, daha kaç günü var yaşayacak, kaç yılı. Bilinmez. Bir daha olmayabilir. Kendine şaşırsa bile içindeki öteki diriliverdi besbelli, çoktan sildiği asıl Vahide duraksamayacak bu defa.