" Ruhun en güçlü ihtiyaçlarından birisi, topluluk ihtiyacıdır. Ruh, bağlanmak için can atar; farklı kişilikler, yakınlık ve biriciklik için can atar. Ruhun aradığı, yekparelik ve benzerlik değil, toplumda zaten var olan renklilik ve çeşitliliktir. Bir kelebek gibi hangi çiçeklerle buluşup hangi renkle baştan çıkacağını seçmek ister. Var olmak, sırtını ötekine yaslayabilmektir."
" Yaşamak gerekecek. Yaşamak, yıkılışın, çürümüş, bozulmuş meyvelerini dermek, her yeni günle yeniden ve bugün reddettiği kesin ve son kararı, acımadan tüm korkunçluğu ile didik didik etmek. Ulu Tanrım! Bu savaşı ben istemedim, ne de bu sonu, bu yıkılışı istedim; niçin hangi acımasız oyunun sonucunda ben bu savaşın, bu yıkılışın yükünü taşımak, bunları sindirmek, kendime mal etmek zorunda kalıyorum? "