Dava, karşı tarafın akla hayale gelmez çelmelerine ragmen yürüyordu. Sonu ölüm bile olsa, onu yürütecekti, yemin etmisti. Bu dürüstlüğe yalnız annesi, yalnız geri kafalı insanlar, yalnız karşı taraf değil, davalarına baktığı mirasçılar bile şaşıyordu. Bu ne dürüstlük, bu ne inat, paraya, hem de muazzam paraya karşı bu ne iradeydi!
Benim oğlumun evlenmeye hiç niyeti yok. Canı sağolsun, , Jale'yle de eğlenir baskalarıyla da. Bir sefer evlendi aldı ağzının payını.. Kadın dediğin bir eğlence. Nikâha ne lüzum var? Bugün bununla, yarın șununla.. Hem ben aptesli namazlı kadınım. Öyle çeșit çeşșit erkekle düşüp kalkmış bir sürtüğü evime sokamam!
Kendini memlekette Allah'ın gölgesi görenler nerede hani? Ne oldu? Yerinde yeller esmiyor mu?"
"Evet ama... Eveti meveti yok. Halk böyle şeyleri pek mühimsemez. karar verirlerse halk onu benimser. Halkın Istediği her şeyden evvel ekmektir.. Fes,kalpak...Bunlar sanki bizim milli başlıklarımız mı idi?"