“ İnsanın üç farklı dünyası vardır:
(1) Uyku ve rüya dünyası, (2) Hayal dünyası, (3) Gerçek dünya.
Sağlıklı bir yetişkinde, bu üç dünya birbirinden net ve kesin çizgilerle ayrılmıştır. Hiçbir yetişkin hayal kurduğu bir şeyi, gerçekmiş gibi anlatmaz. Oysa ilk 7 yaş dönemindeki çocuklar bu üç dünyayı birbirinden ayırt edemez. Onlar için rüya ile gerçek arasında bir fark yoktur. Ya da hayal dünyası, tıpkı gerçek dünya gibidir.”
Balzac bir yazar olarak kendini acımasızca zorlardı.
Bir tahmine göre günde elli fincan kahve tüketiyordu.
1830’da, “Günler güneşin altında kalmış buz parçaları gibi ellerimin arasında eriyip gitti” diye yazmıştı. “Yaşamıyor, berbat bir biçimde kendimi tüketiyorum - fâkat çalışmaktan ya da başka bir sebepten ölmek arasında hiçbir fark yok.”
“Çocuksu çatışmalar iletişim yeteneklerini geliştirdiği gibi, problem çözme becerilerini de artırır, genişletir. Çocuklar kavga etse de kin tutmazlar. Böylece kavganın kindarlık olmayacağının tecrübesini elde ederler. Çocukluğunda hiç çatışmamış, kavga etmemiş kişiler, yetişkinlik yıllarında yaşayacakları çatışmaları oldukça abartır, duygularını tekrar toparlamakta zorluk çekerler.”
“ Korku, her insanda potansiyel olarak varolan, yaşamın devamlılığı için gerekli olan istemsiz savunma davranışıdır.
Korku, insanın yaşam ile uyum sağlamasını, sosyal hayat içinde yer almasını sağlayan, doğal bir duygu durumudur.
Sorun olan korkular, bu doğal sınırların aşılmış olmasıdır. Bir başka deyişle ‘korku eşiğinin’ yükselmiş olması halidir.”