Bir damla ışık
düşüyor
gri gökyüzündeki bir yarıktan
baharın ilk tomurcuğunun üstüne
Titreyen eller
gerilmiş bir yay
bir saniyelik kurtuluş
kuş için...?
Bin küçük kuşun öldürülmesinin rüyası
kuş tüyü bir yastıkta
Pınarlar
uzak dağların yüreğinde.
kimse su içmiyor,
hattâ bir kuş bile
Nasıl olur da yaşayabilir
yaşlı kaplumbağa
üç yüz yıl
gökyüzünden habersiz
Beyaz bir tay,
sisten geliyor ve görünmez oluyor
siste.
Kar yağıyor kar yağıyor kar yağıyor
gün sona eriyor
kar yağıyor
gece.
Yoldan geçen birinin kardaki ayak izi
bir işin peşine mi gitti?
geri mi dönüyor?
bu yoldan mı?
Mezarlık tamamen karla örtülmüş
Erimiş
sadece üç mezar taşının üstündeki karlar
her üçü de genç
Karlar süratle eriyor
ve çok yakında kaybolacak,
yoldan geçenlerin ayak izleri
küçük olanlar da büyük olanlar da
Bir güvercinin beyazlığı
beyaz bulutların arasında kayboldu,
karlı bir gün
Davulun sesi
...Anna'nın korkunç acısı, aslında herkesin özlemini çektiği şeyin özlemini çekmekten ve kendini, duyuları yüzünden kapılıp derinliği karşısında boş yere onuru için mücadele ettiği bir aşağılık duygusuna mahkûm hissetmekten ibaretti.