Cehl kavramı öfke, sertlik, saldırganlık, serkeşlik, kibir gibi hepsi de şiddet içerikli olan ne derece geniş anlamlar taşıyorsa hilim de bütün barışçıl kaynakları içine alan ayrı derecede geniş bir muhtevaya sahiptir.
Elimizden geldiğince yedirip içirenleriz biz.
Ve gücümüzü sınamaya kalkanların da işlerini bitiririz!
İstediğimiz şeylerden insanları engelleriz.
İstediğimiz yerlere konup yerleşiriz.
Kızdığımızı bırakırız.
Memnun olduğumuzu alıp kabul ederiz.
Bize sığınanları boyun eğerlerse koruruz.
Bize kafa tuttuklarında ise canlarına okuruz.
İstediğimizde suyun arı durusunu biz içeriz.
Bizim dışımızdakilere de kirlisini, çamurlusunu içmek kalır.
Bebeklerimiz sütten kesilecek kadar olunca,
Nice zorbalar bebeklerimizin önünde yere kapanırlar.
Cahiliyye toplumunda vefa, fedakarlık, sadakat, verdiği sözden dönmemek, bu uğurda gerektiğinde canını feda etmek yüceltilen erdemlerdi. Ukaz panayırı gibi insanların toplu bulunduğu yerlerde vefasızlık gösterenlerin dönekliğini teşhir eden bayraklar dikilir, ateş yakılırdı.
Cahiliyye'nin bütün erdemlerini kuşatan en üst ahlak kavramının 'mürüvvet' olduğu hususunda eski ve çağdaş ilim adamları ve araştırmacılar arasında görüş birliği oluşmuştur.
Cahiliyye'nin burnu büyük seçkinlerinin gözünde, yerleşik telakkinin onur(mecd, şeref, ırz) dediği prestiji ve statüyü korumak, hakikati ve erdemi seçmekten daha önemliydi.