Tanrı,büyük eserine hayran olanı,onun sırlarını, kurallarını bulmaya çalışanları sever. Yarattığı yüce güzellik karşısında bir hayvan gibi duygusuz ,coşkusuz kalan budala insanlara acıyarak bakar.
Bunları düşünürken Platon'a candan hak veriyorum ve mülk ortaklığını istemeyen uluslara yasa hazırlamaya yanaşmaması beni hiç te şaşırtmıyor. Bu büyük dahi çok önceden görmüş ki ,insanlığı mutluluğa ulaştırmanın tek yolu, eşitlik ilkesini uygulamaktır. Oysa mülkün tekelde ve mutlak olduğu bir devlette eşitlik kurulamaz sanırım,çünkü orada herkes türlü yollarla kazanabildiği kadar kazanmakta haklı görür kendini ve ulusun zenginliği ne kadar büyük olursa olsun,eninde sonunda başkalarının yoksulluğuna göz yumacak küçük bir azınlığın eline geçer.
Kusursuzluğa yazgılı olduğumuza, tarihin ayrıcalıklı bir anını yaşadığımıza inanmak kendimizi fazla önemsediğimizin göstergesi olabilir;bu tür bir inanç bizi yanlış yolllara da itebilir ama bu inancın bir faydası da vardır:Güzelliğin galip gelmesi için elimizden geleni ardımıza koymadan çalışma gücü verir bize.