Romanın ilk yarısını büyük bir öfke, ortasını dinginlik ve sonunu hüzün içinde okudum. En başta Sibel karakteriyle bağ kurup âdeta kendim aldatılmışçasına Kemal'e öfkelendim, kızdım, kırıldım. Nihayet kitap bittiğinde ise bambaşka duygular içerisindeydim. Bir romanın ilk defa bana bu denli farklı duyguları bir arada yaşattığını görmek beni hayrete düşürdü. Yazarın da son sözünde değindiği gibi hikâye ilerledikçe çektiği acılar sayesinde Kemal'i affettim. Uzun süre etkisinden çıkamayacağım nadir eserlerden.. Tavsiyedir..