Feminist bir Ütopya mı ? Kulağa çok hoş geliyor.Cinsiyetçilik yapan bir insan asla değilim fakat bu kitaptan sonra eksikliklere rağmen keşke demedim değil.Erkekler olmadan daha anlamlı,güzel,refah,cinayetsiz, kadınların kendini değerli hissettiği bir ülke mi ben dünya isterdim!
Feministler pek sevilmez. Bu doğru, biliyorsunuz. İçinde bulunduğumuz yılda dahi feminizm lafı geçince ortamda soğuk rüzgârlar eser. İnternetteki belli çevrelerde bir küfür gibi algılanıyor. Kadın pop yıldızları ve aktrisler elbette eşitlikten ve benzeri şeylerden yana olduklarını vurguluyorlar, ama kulağa ‘korkutucu’ gelmesin diye de laflarını eğip bükmekten geri durmuyolar. On yıllardır (yoksa yüzyıllar mı?) başat söylem, feministliğin son derece nahoş bir şey olduğunu vurguluyor. Arkadaşının ırkçı şakasını yüzüne vurmak “hoş” değildir. Son çıkan gişe rekortmeni filmdeki apaçık cinsiyetçilikten şikayet etmek “hoş” değildir. “Vücudunla barışık ol” görüşü kimlik politikalarının “hoş” karşılanan bir parçası değildir. “Havalı” insanlar her şeyi bu kadar kurcalamaz. “Havalı” kadınlar şikayet etmez…
Charlotte Perkins Gilman tarafından kaleme alınan Kadınlar Ülkesi, üç erkek araştırmacının tamamen kadınlardan oluşan kayıp bir uygarlığı keşfetmesini konu alan son derece hevesli bir bilimkurgu-maceracı öyküsü. Kalbinde ise varlığından dolayı özür dilemeyen feminist bir söylem yatıyor. Gilman kitabında, bazı 21. yüzyıl “ilericilerinin” dahi diplomatik olmak adına çekinecekleri kadar ileri gidiyor Anlatıcı, Vandyck Jennings ve iki yoldaşı, Terry O. Nicholson ve Jeff Margrave erkek maskülenliğinin o kadar mükemmel ve sert karikatürleri ki...
Terry hiçbir kadının kendisini reddedemeyeceğini düşünerek şişiniyor, Jeff lütfedermişçesine şövalyevari “iyi çocuk” rolünü oynuyor, Van ise düpedüz sahte
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖