Bu romanı bitirdiğimde "Bunu okumaya ihtiyacım varmış." dedim. Düşleri süsleyen hikayelerin tanıklarını, hisleriyle incelemek ve onların yamaçlarında geçmişi, dünya halini Galata 'nın tepesinden izler gibi heyecanla izlemek çok keyifliydi. Karakterlerin her birinin geçmişi tatmin edici bur çekicilikle aktarılmıştı. Bu kitabı önerdiği için ve okunacak diye ertelediğim onca kitabın arasından ön sıralara koymama vesile olduğu için Ahab Kaptan' a teşekkür ederim.
*(Spoiler)*
Bünyamin'in mezardan çıkmasına yardım eden kişinin evde oğlumu kaybettim diye salya sümük ağlayan ve tüm dünyayı düşleyen ve düşünen babası olduğunu kim bilebilirdi? Özellikle lağımcıların kulenin altına doğru kazdığı tünelde geçen olaylar beni okumaya teşvik ediyordu. "Aglaya" kısmının belirsizliği hem rahatsız ediyor hem de mutlu sonla bittiğini düşündüğüm için buruk bir sevinçle bırakıyor beni. Alibaz ve müşteri kendini ara sıra hatırlatan küçük tatlı detaylardı benim için. Bu romanının "çizgi roman" versiyonunu okumayı çok isterim. İlgililere duyurulur. Duyuruu :)