...
Yazarın hikayeler şeklinde oluşan bu kitabı diğer eserlerini anlayabilmemiz açısından büyük önem taşımakta. Atay bu kitabıyla durum hikayesi yazma işinde ne derece usta olduğunu da gözler önüne seriyor.
8 hikayeden oluşan bu kitapta okuduğumuz her hikayede karakterlerin ruhi bunalımlarına tanık oluyoruz. Bu marjinal ve olumsuz kişilikler toplumun izlerini taşıyor benliklerinde. Atay bu marjinal kişilerin ruhlarını kat kat açtıkça onları üreten çevre, kültür, toplum ortaya çıkıyor çünkü toplum kişiye içkindir, kişi atipik olsa bile.
Hikayeleri ayrı ayrı değerlendirecek olursam bence ön plana çıkan ,kitaba da ismini veren, korkuyu beklerken isimli hikaye oluyor. Bu öykünün kahramanı kendiyle alay etmeyi bilmesiyle övülüyor. Bir nevi öz alay yapmayı beceriyor. Atay ilk yıllarda bunu romanlarına yansıtmanın zorluğunu çekse de günümüzde bu tür iç çatışma örnekli kitaplara yüksek bir ilgi mevcut ve Oğuz Atayın bu değerli kitapları da bundan nasibini alıyor.
Genel olarak bu kitabın yazarın diğer kitaplarını okuyabilmek için bir başlangıç kitabı olduğunu düşünüyorum.
Son olarak Atay okuyucusuna “Ben burdayım sevgili okuyucum, sen nerdesin?” diye sesleniyor. Bu seslenişe cevap verebilecek insanların çoğunlukta olması dileğiyle.
Keyifli okumalar...