Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif bir deneyimdir. Ve paradoksal olarak, insanın negatif deneyimini kabul etmesinin kendisi pozitif bir deneyimdir. Bu felsefeci Alan Watts" ın "tersine yasa" adını verdiği şeydir; kendinizi daha iyi hissetmeye çalıştıkça daha az tatmin olacaksınız, zaten bir şeyi elde etmek için bunca çabalamak ona sahip olmadığınız düşüncesini güçlendirmekten başka bir işe yaramayacaktır. Umutsuzca zengin olmayı arzularsanız, ne kadar para kazanırsanız kazanın kendinizi daha yoksul ve değersiz hissedersiniz. Seksi olmayı ve arzulanmayı umutsuzca istedikçe, fiziksel görünümünüz ne olursa olsun kendinizi giderek daha çiekşn hissedersiniz. Mutlu olmayı ve sevilmeyi umutsuzca arzuladıkça, çevrenizde kim olursa olsun kendinizi yalnız hisseder ve korkarsınız. Spiritüel aydınlanma peşinde koştukça, oraya ulaşmayı denedikçe daha sığ ve ben merkezci olursunuz.
Deneyimlerimiz bizim içsel otoritelerimizdir. Duygu ve düşünce dünyamızda kararları çoğu zaman onlar verir. Oysa yaşam şimdidedir. Rollo May, Kendini Arayan İnsan' da güzel bir şey söyler, der ki: " Geçmiş şimdiki zamanı aydınlatabildiği, gelecekse onu daha zengin ve yoğun kılabildiği müddetçe vardır." Ve bu, doğrudur.
Kapanmamış defterleri, yarım kalmış duyguları, söylenmemiş sözleri ve yaşanmamış hisleri geride bırakmak, yalnızca yeni bir ilişki için değil, aynı zamanda ruhsal özgürlük ve iç huzur için de gereklidir.