Lou Andreas Salome'nin okuduğum ikinci kitabı. Hayatını biraz araştırdıysanız kitaplarındaki feminist ruhu da görebilirsiniz. Bu kitabında baş kahramanımız Adine genç yaşta aşık olduğu adam Benno'ya kalbini kaptırıyor. Fakat bu ilişki onun sevgisi, aşkı kadar kendisine iyi gelmiyor. Zamanla kendi olmaktan çıkıyor, resme olan tutkusu azalıyor, hem kendine olan güveni gidiyor hem de aşık olduğu adamın ona olan bakışı ve saygısı.. Kendine iyi gelmeyen bu aşktan uzaklaştığında ise gerçek başarısına, ne olmak istediğine kavuşuyor.
Adine'nin bir de annesi var ki; tamamen erkek egemenliği olan bir ilişkiden yana. Fakat Adine bu konuda annesi ile aynı fikirde değil ki kitabın ilk başlangıcında çocuk iken babasının annesine sert davranışını hatırlamasıyla başlıyor.
Erkek ya da kadın ayrımı yapmıyorum; tüm ilişkilerde bireyler birbirlerinin hayallerini, kariyerlerini, umutlarını desteklemeli. Birbirine iyi anlamda şeyler katmalı. Bizim toplumumuzda kadınlarımıza yakıştırılan şey; çocuk yapmak, yemek yapmak, eş, ve ailesine koşulsuz kendini adaması. Lou Andreas'ta tam olarak bunu anlatmaya çalışmış. Tüm kadınlarımızın ve ilişkisinde mutsuz olan herkesin böylesi bilinçli şekilde farkına varmasını diliyorum.