Gülşah

Gülşah
@Gulsahdndl
Devlet: Politika Bilimi Açısından Devlet
“Devlet düzeninden söz edildiğinde o düzeni kuranlar, devletin otoritesinden söz edildiğinde o otoriteyi kullananlar, devletin kanunlarından söz edildiğinde o kanunları yapanlar aslında hep insanlardır… Ve bu insanların belli siyasal tercihleri, belli ideolojik eğilimleri, belli dünya görüşleri vardır. Toplum içinde belli bir sosyal sınıfın veya grubun temsilcisidirler, hiç değilse bir sınıfın veya grubun daha yakınındadırlar. Dolayısıyla, ‘devlet’ adına yapacakları kanunlar, alacakları kararlar açıktan açığa ve doğrudan doğruya toplumun bir kesimini, bir sınıfını gözetmese bile, bazı sınıflar ve zümreler bunlardan diğerine göre daha çok yararlanacaklardır. Gerçi onlar çoğu zaman aldıkları kararların tüm ‘ülke yararına’, ‘ halk ve milliyet yararına’ olduğunu ileri süreceklerdir. Fakat bu iddia gerçekleri değiştirmeyecektir.”
Sayfa 53 - Serbest Akademi, 61. Baskı·Kitabı okudu
Reklam
Devlet: Politika Bilimi Açısından Devlet
“…devlet, her türlü ön yargıdan arınmış, herkesin iyiliğini düşünen, toplumdaki sosyal güçler karşısında tamamen tarafsız, kendine özgü kişiliğe sahip üstün bir varlıktır. Daha çok otoriter rejimlerde yayılmasına çalışılan bu ‘gökten zembille inmiş devlet’ anlayışının, bu bürokratik ‘üstün ve tarafsız hakem’ görüntüsünün sosyal gerçeklikten uzak, aldatıcı bir varsayım olduğunu söylemek zorundayız. Halk kitlelerinin gözünde yaratılmak istenen ‘Devlet Baba’ imajına kapılmamak gerekir. Devleti, onun adına hareket eden insanlardan ayrı olarak düşünmek mümkün değildir.”
Sayfa 52 - Serbest Akademi, 61. Baskı·Kitabı okudu
Devlet: Soyut Bir Kavram Olarak Devlet
“Devlet, ister bir sembol, ister bir hukuk fiksiyonu, isterse sadece bir ‘mit’ olarak kabul edilsin, bu soyutlamanın arkasında bazı somut unsurların ve olguların bulunduğu inkâr edilemez. Bunların en önemlisi iktidar olgusudur. İktidarı kullananlar, ülkede yaşayan bütün insanlar için bağlayıcı kararlar alırken, kurallar koyarken ve bunları gerektiğinde zora başvurarak uygularken hep devlet adına hareket ederler. Ancak devlet adına hareket eden yöneticilerle (ve onların oluşturdukları organlarla) soyut varlık olarak devleti birbirine karıştırmamak gerekir.
Sayfa 45 - Serbest Akademi, 61. Baskı·Kitabı okudu
Giriş; Politikanın Anlamı ve Nitelikleri
“…politikayı daima kötü olarak görmek ve göstermek eğilimindedirler. Onlar, açık ve serbest bir çatışma sonunda varılacak çözüm yolları yerine, kendi formüllerini tepeden inme kararlarla topluma kabul ettirmek isterler. Ancak bu, politikanın bir yana itilmesi suretiyle toplumdaki bütün görüş ve çıkar ayrılıklarının çözümlendiği ve ortadan kalktığı anlamına gelmez; belki sadece toplumun bir kesiminin lehine olarak durdurulduğu (veya dondurulduğu) anlamına gelir. Bu durumda politika ‘açıklık’ niteliğine kaybeder ve kapalı kapılar arkasında alınan kararlar niteliğine bürünür.”
Sayfa 26 - Serbest Akademi, 61. Baskı·Kitabı okudu
7
“Onlar sanki kin ve nefretle yaşayan, zalimlerin etiyle beslenen bir Hammurabi’ydiler. Istırap içinde kin duyanların biraz hareket, biraz canlılık gösterenlerin bu şekilde hatırlamaları, sevdiklerini ağzı kanlı elleri pırıl pırıl yanan silahlı ve silahlarının ucundan ılık insan kanı damlayan insan üstü bir varlık şeklinde düşünmeleri gayet tabiidir. Ümidini neşesini kaybeden için yıkıcılık en son tesellidir. Çocuğunu veren, parasını veren, hayatını veren… Veren… Veren… Veren… İnsanların ümitleri kanlı, gülüşleri tehlikelidir.”
Sayfa 113 - İthaki Yayıncılık, 3. Basım, Günümüz Türkçesine Uyarlayan; Serdar Soydan·Kitabı okudu
Reklam