Kendini neden saklıyorsun? Gülüşleri kaçamak, ellerin hep kararsız ve ben söylemeden şu kanepeye oturmuyorsun bile. Sen saklandıkça başkalarının senin hakkında kurguladılarına uyum sağlar bulursun kendini. Sessizliğin bile başkalarının senin için özene bezene yarattığı bir maske olur; yüzünden çıkaramaz hale gelirsin. Aman görünmeyeyim dersin ama inan bana görünmeyen kimse yok, bari nasıl görüneceğine sen karar ver. Olduğuna sahip çık, kendini saklama. Görmeyi de görünmeyi de öğren. Sonra aman görünmeyenlerim gizli kalsın dersin ama görünen görünmeyeni pekala saklayabilir, yok sayabilir. Ama yok sayılan hırslanır savaş açar öyle ya da böyle ortaya çıkar, öyle hırslanır ki kötülüğün asıl sahibi olur. O yüzden görünenin arkasında saklıdır gerçek. Gerçek ne kadar ışıltılıysa gölgesi de o kadar büyük ve karanlıktır.
Gerçeğini nasıl alglandığı görme yollarından geçer. Ve algı, gerçeğin kendisinden daha güçlü ve kalıcıdır. Çünkü kırılgan gerçek ancak algılandı şekliyle var olabilir.
Yine de gözlerin geçmişinin, inandıklarının,bilinçaltının saptırmalarına sapkınlıklarına cahilliğine ya da detaycılığına en açık olanıdır. Görme mesafeye de açıktır, seçmeye de, yanılgıya da. Beyni susturup sadece görebildiğini hayal et.