Acıya alışalı çok oldu. Alışınca her şey varlığın bir parçası oluyor, duvarda baka baka görmez olduğun bir çatlak gibi, orada duruyor, biliyorsun, ama görmüyorsun.
Sandalyenin ucuna ilişir gibi eğreti bir hayat yaşıyorum. İşte bu yüzden ne kadar çok benden başkası, o kadar tahammül edilir bir hayat.
Başkası olmak hayatımı tahammül edilebilir kıldı, ama unutmak istediğim şeyleri unutmama bir yararı olmadı. Dünyaya kopmayan bir göbek bağıyla geldim ve benim olamayan bir göbek bağını devrettim. Bilincin anıları değiştirdiği, acı verenleri silip güzel olanları parlattığı doğru olabilir, ama benim için geçerli değil bu, acı benim yapı taşım, subasmanım, temelim, ben acının üstünde yükseldim.