Okuyanöğrt.

Hayatımın en mutlu ânıymış, bilmiyordum. Bilseydim bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? Evet, bunun hayatımın en mutlu ânı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu. Derin bir huzurla her yerimi saran o harika altın an belki birkaç saniye sürmüştü, ama mutluluk bana saatlerce, yıllarca gibi gelmişti.
Sayfa 11·Kitabı okuyor
Onlar, yoksulluğun para kazanmakla unutulacak bir suç olduğunu sanacak kadar masum insanlardı. — Celal Salik, Defterlerden

Okuyanöğrt.

, bir kitabı okumaya başladı
Orhan Pamuk
7.5/10 · 60,3bin okunma
Nitekim bir Protestan papazının oğlu olan F. Nietzsche'ye (1844-1900) göre, bütün insanların eşit olduğu diye bir şey yoktur. Sadece üstün insanların eşitliğinden söz edilebilir. Ona göre kadını, iyinin ve kötünün ötesinde, bir mal gibi görmek gerekir. Çünkü Nietzsche'ye göre kadın zayıf yaratılmıştır. Kaderi de erkeğe hizmet etmekten ibarettir. Yine A. Smith, Hegel, Kant, Rousseau ve Nietzsche, kadınların konumlarını biyolojik özelliklerine göre yorumluyorlardı. Onlara göre kadınlar yumuşak, itaatkâr, duygusal ve us dışı idiler. Yaşamları ev işleriyle sınırlı kalmalıydı. Hegel, "Kadınlar yönetime geçerse devlet tehlikeye düşer." inancındaydı. Kant da, "Erkek yönetmeli; çünkü akıl yönetir." diyordu.
Sayfa 229·Kitabı okuyor
Kadının kötülük kaynağı olduğuna ve insanlığın başına gelen tüm felaketlerin kadından kaynaklandığına dair olan inanış, Yahudiliğin getirdiği bir inanıştır ki, ‘Erkekten gelme kötülük, kadından gelme iyilikten çok daha hayırlıdır’ kanısına dayandırılmıştır.
Sayfa 224·Kitabı okuyor