Haziran ayında başladığım ve temmuz ayına sarkan muhteşem kitabım#salkavalka ile geldim.
Kitabım izlanda edebiyatından bu sefer.(Sıcak günlerde serinletti biraz) Nobel Edebiyat ödülü alan #haldórlaxness ‘in baş yapıtı kendileri.
Kitap bizi İzlanda’nın küçük bir balıkçı köyüne götürüyor. (Óseyri) Annesi ile güneye göçmeye çalışan ama parayaları yetmediği için bu köyde kalmak zorunda kalan yoksul bir anne kız hikayesi. Biz kitabın ilk kısmında bu anne kızın başından geçenleri okuyoruz. Ama böyle bir yoksulluk yok gerçekten. (Kitap1930 yazılmış) Annesi zayıf karakterli bir kadın ama salvör gayet ayakları yere basan yaşından çok daha olgun düşünebilen bir kız çocuğu. İlerlerken yalnızca anne -kız ilişkisi okuyacağımı sandığım kitabın ikinci kısmı ise bir anda toplumcu-gerçekti bir romana dönüşüverdi.
İkinci kısmında ise bir anda kendimi siyasetin içinde buldum. Sosyalizm - kapitalizm çekişmesi, köydeki insanların nasıl kutuplaştığı, kavgalar , ölümler yani köyde verilen siyasi mücadeleyi okuyoruz. Tabi içerisinde aşk da var. (Biraz hüzünlü ama)
Salka valka kendi ayakları üzerinde tek başına durmayı başarmış güçlü bir kadının hikayesi aslında.
Yazarın çok gerçekçi bir dili var. Karakterleri gerçekçi bir şekilde resmediyor. İzlanda’nın kültürü yeme-içme, kıyafetleri gibi birçok konuda bilgi sahibi oldum.( Gitmiş kadar oldum. Derken gidilecekler listeme eklendi İzlanda belki bir gün neden olmasın.)
Teşekkürler#yordamedebiyat . Yine şaşırtmadın beni. Güzel bir kitap harika bir çeviri. Bence listelere eklensin.
Bu arada yazarın iletişim yayınlarından çıkan#özgürinsanlar adlı bir kitabı daha varmış. Yakın zamanda temin edilecek.
Alacak kitap listem hiç bitmiyordu.