İhanet, intikam ve adalet kavramlarını bu kadar derin işleyen bir kitap okumak benim için oldukça farklıydı. Edmond Dantès’in masumiyetten karanlığa, oradan da zekâ ve sabırla örülmüş bir intikam yolculuğuna şahit olmak hem sürükleyici hem de düşündürücüydü. Özellikle karakterlerin tek boyutlu olmaması, her birinin iyiyle kötünün arasında gidip gelmesi beni çok etkiledi. Zaman zaman Dantès’in intikam hırsına hak verirken, zaman zaman da acaba adaletle intikamın sınırı nerede diye sorguladım. Okurken sadece bir hikâyeye değil, insan ruhunun derinliklerine de tanıklık etmiş gibi hissettim. Bittiğinde uzun süre etkisinden çıkamadım.