Onun mantığı akıl almaz biçimde kurulmuştu.Bir şeyi yapmadan önce yapılmasının doğru olabileceğini kabul eder, yaptıktan sonrada yanlış olduğunu düşünürdü.Başka bir deyişle, düşünürken doğru olan şeyler gerçekleşince yanlış oluyordu.
-Niye ikimizde aynı şeyi yaptık acaba ?
-Birbirimize benzediğimiz için olsa gerek -Düşünceleriniz bakımından değil ama! Belki duygululuğumuz bakımından biraz birbirimizi andırıyoruz o kadar.
-Ama düşünceleri yöneten de duygulardır…
Sue’ya karşı olan ihtirası ruhunun başına dert oluyordu, beri yandan Arabella ile geçirdiği on iki saat bundan beterdi…Her neyse bütün bunları bir araya toplayınca kendisinin din adamı olamayacak kadar ihtiraslı bir insan olduğunu anlıyordu.Hayatı boyunca bedeni ile ruhu arasında zorlu bir savaş olacaktı; muhakkak ki şimdilik yapabileceği en iyi şey ruhunun tarafını tutmak olabilirdi.
“Bene ageree et laetari” Neşeyle iyi işler yapmak bundan sonra onun felsefesi de bu olacaktı.Kötü talihiyle savaşıp başlangıçtaki niyetini gerçekleştirebilirdi.