Bu açıdan bakınca, yağmurda hüzün gibi bir şey galiba : ilk başta , aman bana ilişmesin diye didinir sakınırsın, emniyetli ve kuru kalmak için elinden geleni yaparsın, ama baktın olmuyor, baktın ki yağıyor üzerine dört bir koldan , gark olursun ta dibine kadar ve bir kez bu kadar tattın mı içine , ha bir damla eksik ha bir damla fazla ne farkeder. Yağmurda hüzün gibi bir şey, yakalandın mı bir kez, azı çoğu yok artık.Olsa olsa “kuru karabilenler” ve “Sağanaktan nasibini alanlar” var.