En çok dikkatimi ceken bir şey Heranin kıskançlıktan Ekonu lanetlemesi altında verilen mesaj oldu. Kadının dusmani çoktur ama Kadının dusmanida bir çok zaman Kadındır. Yüzyıllardan beri hor görülmüş kadınlar.Okudukca o zamanlarda yaşamadığım için mutlu yaşayanlar için hüzün duydum sadece . Kadından kadin aklından kadın dusuncesinden ne çok korkan Erkekler olduğunu bir daha anladım . Kadınlar Erkekleri büyülüyormusta teşvik ediyormusta..Kadınlara kapilmakdan korkan bir sıra insancıklar kadınlara yaptıkları "erkeklik"tırnak içinde adı altında hayvanlık ve vahsilikten başka bir şey değildi.. Bir Kadın bir mucize dünyaya getire biliyorsa mucizesinin ta kendisidir ...!
Baş düşman hangisi ?
Askeri diktatörlük mü? Bolivya burjuvasimi ? Emperyalizmi? Hayr yoldaşlar, size sadece şunu söylemek istiyorum: bizim baş düşmanımız "Korkudur" onu içimizde taşıyoruz..!
Karışık duygularla okuyup bitirdiğim muazzam bir roman. Yazarın " Serenad " kitapi çok sevilmiş ve bende okumuştum ama ve lakin "Leylanin evi " Romanını daha çok sevdiğimi söylemem gerek.. Kitaplarin içeriğini uzunu uzadıya yazmayı pek sevmiyorum ki bunu bir çok insan zaten yapıyor.. O yüzden kısa şekilde hep okuduğum kitapların neden beğenip begenmedigimi anlatmaya çalışıyorum. O kadar güzel kitapki her kes okumali bence. Bir kaç farklı insanın tarihi hikayesini aynı yerde buluşturup anlatıyor yazar , ve göçebe olan bizim halkın başından geçen trajedileri akıcı bir dille yansıtıyor.. Kitapin okunmamasi için en ufak sebep bile yok .. Şiddetle tavsiye ederim.