Salman Rushdie en beğendiğim yazarların başında gelir. Özellikle “Gece Yarısı Çocuklar”, “Soytarı Şalimar” ve “Ayaklarımın Altındaki Toprak” kitapları, en beğendiğim 25 kitap arasındadır.
Okuması, anlaması kolay bir yazar değildir; çok geniş bir genel kültür, entellektüel derinlik, özellikle bu romanında her satıra sirayet etmiş durumda. Romanı anlayabilmek için, 1970 - 2005 arası özellikle ABD ve İngiltere’nin medya, sanat ve siyaset dünyasının derinliklerine hakim olmak gerekiyor.
Konusuna gelince, çocuklukta üvey babasının tacizine uğrayan Profesör Malik SOLANKA’nın, bu olayn ruhunda yarattığı tahribat neticesinde hayata duyduğu derin öfke, bu öfkeden kaynaklı eşine ve çocuğuna zarar vermemek için sorgusuz sualsiz onları İngiltere’de bırakarak ABD’ye gitmesi ve orada yaşadıkları anlatılıyor.
Her ne kadar okuması çok zor olsa da sizi edebi keyfin doruklarında dolaştıracağına hiç şüphem yok.