-Spoiler içerir- İnceleme değildir, okuduğum her şeyi çok hızlı unuttuğum için kitabı hatırlatması için alınan notlardır.
Masumiyet Müzesi, dili oldukça sade, anlaşılır ve akıcı bir kitap. Olaylar ve anlatım, ana karakter Kemal Basmacı, Kemal’in nişanlısı Sibel, Kemal’in çocukluğundan uzun yıllar sonra karşılaştığı ve görür görmez aşık olduğu uzak akrabası Füsun, Kemal’in ailesi – annesi, babası,kardeşi Osman, ailenin şöforü Çetin – Kemal’in arkadaş çevresi – Mehmet- Zaim vs – Füsun’un ailesi - annesi Nesibe , babası Tarık – ve Füsun’un kocası Feridun etrafında dönüyor; tüm bu insanları ve yaşadıklarını Kemal’den dinliyoruz. 1970 ve 1980’ler İstanbul’unun fona alındığı kitapta, Kemal’in Sibel ile nişanlılığı ve Füsun’a olan aşkı çerçevesinde toplumdaki – her biri iç içe geçmiş olsa da – siyasi, kültürel ve ekonomik değişimi de görüyoruz.
Kemal, fabrika ve bir çok grup şirket sahibi tekstilci bir ailenin çocuğu olarak dönemin İstanbul’unda kendi ailesi kadar ile aynı sınıftan gelen, Fransa’da eğitim görmüş Sibel ile nişanlanmış – nişanlılık öncesinde de uzun bir flört dönemi yaşamıştır. Flört ve nişanlılık evresinin anlatıldığı kısımda, dönemin toplumunun kadın erkek ilişkilerine bakışı Sibel – Kemal , Kemal’in mütedeyyin aileden gelen arkadaşı Mehmet, Gazoz fabrikası sahibi “çapkın” Zaim, Sibel’in kadın arkadaşı Nurcihan ekseninde uzun uzun anlatılırken, kentli burjuva, üst orta sınıfın Avrupalı modern insanlar olma yolunda bir yandan “anlayışla” karşıladığı evlilik öncesi kadın erkek yakınlaşması durumunu, işler tersine dönüp evlenme gerçekleşmeyince kadın için damgalanma meselesine dönüştürdüğünü, toplumun daha alt kesimlerinde ise evlilik vaadiyle gezilip tozulmasına rağmen evlenilmeyen kadınların gözlerinin üstü çizili halde babalarının müstakbel damat