Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının…
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
İMPARATOR : Siyahohi, nedir bu olanlar?
SİYAOHİ : Neler, Efendimiz?
İMPARATOR : Bugün olan biten şeyler?... İnsanlar meğer ne anlaşılmaz mahluklarmış... Dünya ne anlaşılmaz yermiş!...
SİYAOHİ : Dünyanın ve insanların bir parça bir şeye benzeyen yerleri de bu anlaşılmaz taraflarıdır. Baksanıza siz bile onları anlamadığınız zamanlarda müsterihtiniz ve şimdi anladığınızı zannettiğiniz için bu kadar şaşırıyor ve üzülüyorsunuz.
Kendinden başka kimseyi düşünmez
Böyle yüksek yerde durur aşağı inmez
Nice tahta çıkanlar yere düştü
Nice ben ben ben diyene sinek üşüştü neyse...
Beni hor görme kardeşim
Sen altınsın ben tunç muyum?
Aynı vardan var olmuşuz
Sen gümüşsün ben sac mıyım?
Ne var ise sende bende
Aynı varlık her bedende
Yarın mezara giren de
Sen toksun da ben aç mıyım?
Kimi molla kimi derviş
Allah bize neler vermiş
Kimi arı çiçek dermiş
Sahil gibi kucak açtım sana
Gönlünün sahibi olayım istedim
"Gün gelip Gönül sıkıntısı olacağımı nereden bilirdim?"
Hiçbir şey istemiyorum artık senden
Ne veda ne haber ne bir iz
Kendi yoluma gidiyorum ben, yolun açık olsun
O değilsin artık sen, o değilsin...