Onur Cihanzade

Onur Cihanzade
@Gurur1
Öyle yıkma kendini, Öyle mahzun, öyle garip… Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada, Yürü üstüne üstüne, Tükür yüzüne celladın, Fırsatçının, fesatçının, hayının… Dayan kitap ile Dayan iş ile.
İşin doğrusu, eninde sonunda insanın kendini düşünmesi gerekiyor, uysal ve iyi yürekli olanların bencillikleri zorba olanlarınkinden insaflı oluyor, o kadar.
Sayfa 114·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Kötüleri cezalandırmak Tanrı'nın işi; bizler bağışlamayı öğrenmeliyiz." - "Hayır, Tanrı bu işi yaparken, benim duyacağım zevki duymaz "diye karşılık verdi.
Sayfa 76·Kitabı okudu

Onur Cihanzade

, bir kitap okudu
8/10
·408 syf.·
12 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2024 14:11
·
2024 39. kitabı
Emily Brontë
8.2/10 · 58bin okunma
Son Ders ...
Ama ben, şimdi giderayak, sizden bir şey istiyorum: Bütün öğrettiklerimi unutun. Dünya dönüyor, evet, ama belki de burada, bu dağ başında dönmemesini bilmek daha doğrudur. Size Hayat Bilgisi dersleri verdim sevgili çocuklar, ama hayatın gerçek bilgisini, siz, kendiniz, burada iki sınır arasında, bu dağ başındaki köyünüzden uzak kentlere gittiğinizde, askerliğinizde öğreneceksiniz. Unutmayın ki, kitaplarda yazılanlar, okullarda öğretilenler her zaman doğru değildir. Benim için doğru olan, sizin için gerekli değildir. Eğer öğrettiklerimin çoğu böyleyse, bağışlayın beni. Çünkü ben başka bir yerden geliyorum yavrularım ve gördüğünüz gibi, karların erimesiyle de gidiyorum işte. Nereye gittiğimi kesin olarak bilmiyorsam da gidiyorum. Burada kalacak olanlar sizlersiniz. Burada yaşayacak olan sizlersiniz. Sizler, karın üstünde yalın ayak yürüyüp ölmeyenlerdensiniz. Biz, bir kış boyu, yufka ekmek, otlu peynir, bulgur pilavı yiyip çay içerek yaşayamayız. Bizim meyvelerimiz, sebzelerimiz, etlerimiz vardır. Bütün bunları aradaki ayrımı göstermek için söylüyorum çocuklarım, Beni yanlış anlamayın. Yalan söylemek günahtır, yalan söylemek insana yakışmaz, demedim. Beni yanlış anlamayın, yalan da söylenir. Benim size bütün kış söylediklerimin büyük çoğunluğu da yalandı. Ama şimdi söyleyeceklerim gerçek: Yavrularım, insanlar 3 aylık bebekken, nedeni bilinmeyen hastalıklardan ölmeden de yaşayabilirler. Cüzzam, trahom bir alın yazısı değildir. Hiçbir şey bir alın yazısı değildir, yavrularım. Bu kadar. Benim söyleyeceğim gerçekte bu kadar işte. Hadi bakalım, dersimiz bitti dağılın. Dağılın, dedim, duymadınız mı? Hepiniz sınıflarınızı geçtiniz işte, hadi dağılın. Hadi bakalım, niçin dağılmıyorsunuz? Sınıflarınızı geçtiniz, dedim, ders bitti, dedim, hadi dağılın. Peki öyleyse, hadi Son
Sayfa 244·Kitabı okudu
* Zazi geliyor. Yanında büyük oğlu, Fazıl. Yüzüme bakmıyor. Ayakta duruyor. Fazıl'a konuşuyor. Fazıl bana aktarıyor. Sen söyleyeceksin, anam öyle diyor, babama bir de senin söylemeni istiyor. Diyor ki, sor ona, hasta mı Zazi, de evinin direği değil mi, de sana 4 oğlan çocuğu vermedi mi, Ve genç değil mi, de sor ona, gönlüm mü düştü o kıza, diye. He, derse, yalan; görmedi ki yüzünü düşsün gönlü. Sen yabancısın, diyor anam, Bir de sen söyle babama. Söz verdiyse tutsun, ama beni de yok bilsin, böyle de, belki seni dinler, diyor anam. Bu ne biçim töre ki, hak yok, hukuk yok; sevgi yok, saygı yok; yaşanan günler yok, yalnız yumruk var, yalnız horlanma var. Bunları söyle, anlamasa da söyle, diyor anam. Bir de o, sen, yabancı söylesin, diyor. Belki dinler, diyor, dinlemese de söylesin, diyor. Böyle söylüyor anam. Al yanaklarından yaşlar iniyor Fazıl'ın Zazi oğlunun başına alıp bağrına basıyor. Sonra yaptığından utanmış gibi omuzlarından tutup sarsıyor oğlunu.
Sayfa 199·Kitabı okudu