Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının…
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Bir insan görünce insan oluyorum
Bir ağaç görünce ağaç
Bir çocuk görünce çocuk
Bir kadın görünce erkek
Bir faşist görünce kahroluyor kahrediyorum
İnsanlığın en amansız lüferi
Şiirle
başka türlü bir şey benim istediğim
ne ağaca benzer, ne de buluta
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..bir başka yolculuk dalından düşmek yere
yaşadığından uzunbir tatlı yolculuk dalından inmek yere
ağacın yüksekliğince
dalın yüksekliğince rüzgarda
ve bir yeni ömür
vardığın çimen yeşilliğincenerde gördüklerim
nerde o beklediğim
rengi başka
tadı başka..
İnancın olağanüstü gücünü görmüştüm. Artık imanın nasıl güçlendireceği hususunda bilgi sahibi sayılırdım. Tek yapılması gereken müminlerden biraz daha fazla bilgi sahibi olmaktı. Ondan sonra keramet göstermek çocuk oyuncağı oluyordu. İnancım bir çiçek gibi tomurcuklanıp her yanı sarması için gerekli bereketli toprak da bu kerametlerde saklıydı işte.