Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının…
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Hayat , bizim bildiğimiz hayattan daha derin, daha geniş, daha zikzaklı ve daha karmaşıktır. Onu basit ve anlamsız bir söz, bembeyaz bir kağıt parçası ya da dümdüz bir yol haline getirmek istersen hata yaparsın.
...
Hayat ,ataların mirasıdır, hayat tarihin ve zamanın yadigârıdır. Ve unutma hurma kemiren arkadaşım, hayat başımızın belasıdır aynı zamanda...
Zaten hayat ,zaman ,an ,insan, gün, hafta, ay ,yıl ve yüzyılda aynı o yapraklar gibi zamanı gelince dökülmüyorlar mı ,döküldükten sonra da hepsi seher vaktinin hafif rüzgarında adım adım, zamanla unutulmuyorlar mı ?
Zamanı gelince, insan hayatı da ,tıpkı bir yaprak gibi, insanlığın ağacından kopup yere düşüyor. Yaprağın hayatı bitiyor, gelecek baharda yeniden yeşerip yeni yaprakları açabilsin diye ağacın hayatı devam ediyor.