"Soluğun ciğerlerime indiğinde,
Ne bir dünya ağrısı,
Ne var olmak kaygısı..
Karanlık üstümüzde
Yorgan.
Başımız altında yastık.
Yorgunluğun,
En tatlı uykusu;
Uyuşukluk."
Dört yön dört boyut seferidir
Sehere uyanan kafam
Bahtiyardır diridir
Heraklit ateşi gibidir
seslerin ışıltıların
Renklerin duyguların
Kıpırtıların
İç bağlantılarına
Hazlarına marazlarına
bakar derin derin
Gülümser
Dinelir akşama doğru
Gevşer sünepelenir
Parmenides'in değişmez
Donmuş BİR'i haline gelir.
Bir bakıyorsun ki
ana avrat söver gibi, azgın bir hayvanı döver gibi bugün çalışıyorum,
sonra bir de bakıyorsun ki
ağzımda sönük bir cigara gibi tembel bir türkü
sabahtan akşama kadar sırtüstü yatıyorum ertesi gün.