Gözde uygun

10/10
·199 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 10:00
Ege ve Akdeniz taşrasında geçen hikâye, Abuzer ve annesinin Arabistan’dan köle olarak İstanbul’a gelmesiyle başlıyor. II. Meşrutiyet’le başlayan anlatı üç kuşağa yayılarak 1950’lere ve 1990’lara kadar uzanıyor. Özellikle doksanlı yılların siyasi ve aktüel olayları ince ayrıntılarla verilmiş. Okurken kimi zaman gülümseyerek (Özal’ın kızının davulcuya kaçması), kimi zaman içim burkularak (cezaevi operasyonları, ölüm oruçları…) bizim kuşağın hafızasında yer etmiş olayları hatırladım. Tıpkı Yadigâr’ın kazdığı tünellerde dolaşır gibi kendi hafızamın dehlizlerinde dolaştım; sanki kendi definemi aradım. Türkiye taşrası define hikâyeleri, spiritüel anlatılar ve batıl inançlarla dolu. Pek çok yazar bu malzemeyi kullanıyor ama Osman Özarslan, Hafriyat ile bunu gerçekten çok iyi bir yere taşımış. Romanda üç kuşağa yayılan bir taşra ailesinin hikâyesini okuyoruz. Ama burada “aile” güçlü bağlardan çok, daha çok biyolojik bir bağ anlamına geliyor. Birinci kuşak II. Meşrutiyet’in, ikinci kuşak 50’lerin, üçüncü kuşak ise 90’ların kaybedenleri. Hepsi bir şekilde atalarının gölgesi altında, yazarın deyimiyle “atalarının hafriyatı altında” yaşamaya çalışıyor. Zaman atlamalarıyla kurulan anlatı kimi yerde masalsı, kimi yerde politik bir gerçekliğe yaslanıyor. Özellikle kullanılan yöresel dil romana çok güçlü bir atmosfer katmış. Uzun yıllara yayılan bir emeğin ürünü olduğu belli. Ben çok sevdim, gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
HafriyatOsman Özarslan · İletişim Yayınnları · 202533 okunma
SARI YÜZ
7/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattıktan sonra da karakterleri zihninden çıkmaz. Sarı Yüz tam olarak böyle bir roman. Bir insanın kendisiyle, geçmişiyle ve vicdanıyla hesaplaşmasını bu kadar çarpıcı şekilde anlatan az eser vardır. Romanın merkezinde, arkadaşının romanını çalan bir karakterin iç dünyası var. Bu olay, sadece bir “çalma” hikâyesi değil; insanın kendi yeteneksizliğini, kıskançlığını, başarısızlık korkusunu bastırmak için nasıl karanlık bir yola sapabileceğini gösteriyor. En çok da o “çaldıktan sonra gelen sessizlik” sarsıyor insanı. Çünkü o sessizlikte yalnızca korku yok; pişmanlık, utanç ve derin bir boşluk var. Yazar, karakterin içsel hesaplaşmasını öyle ustalıkla kurgulamış ki okurken kendi içimizdeki küçük yalanlarla, bastırdığımız kıskançlıklarla yüzleşiyoruz. Bir noktadan sonra “ben olsam ne yapardım?” sorusu yakamıza yapışıyor. Bu kitap bana şunu düşündürdü: Herkesin içinde bir “sarı yüz” var — bazen korkuların, bazen kıskançlığın, bazen de sessiz bir utancın yüzü. Ama önemli olan o yüzle ne kadar dürüstçe konuşabildiğimiz… ÇOK BEĞENDİM GİRİŞ GELİŞME HARİKA FAKAT SONUCU VE SONU OLMAYAN BİR KİTAP
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,1bin okunma
8/10
·448 syf.··
2023 18. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2023 00:02
Dragos'taki evde ölü bulunan Emre'den sonra dedim yine Başak Sayan'dan sıkı bir cinayet romanı geliyor. Nigahdar kitabından sonra okuduğum bu romanına da yine bayıldım. Bir iki günün içinde hızlıca okudum. Nazlı'ya çok üzüldüm, Emre keşke daha erken ölseymiş dedim ama bu defa katili ilk kez doğru tahmin ettim. Olsun o kadar az Ahmet Ümit okumadık :) Psikoloji, felsefe, din, siyaset ve bir çok şeyi kitaplarında öyle güzel kurguluyor ki üzerinde ne kadar çalıştığı, bilgi dolup taşmasıdan belli oluyor. Mutlaka okuyun bayılacaksınız.
Ölü Kuşların SessizliğiBaşak Sayan · İnkılap Yayınevi · 2018904 okunma
10/10
·480 syf.··
2023 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2023 00:14
Köy enstitüsü mezunu bir dedenin torununa bıraktığı emanet sizce ne olabilir? Çok küçük yaşta köklerinden kopartılmış genç bir kadın, tek hayali New York'ta çalıştığı hukuk firmasının ortağı olmak. Akraba yok, aile yok, vatanım dediği bir yer, gönül bağı yok.... Her insanın kendinden mutlaka bir parça bulacağı, kendini romandaki karakterlerden biri yerine koyacağı, içimizden bir roman. Hangi kitabı okuyayım sence sorusuna çok uzun bir süre aynı cevabı vereceğim. Emanet... Gerçek dışı hiçbir kurgu yok. Hadi canım bu kadar da olmaz dediğim tek virgül yok. 475 sayfanın her yaprağında gözyaşı döktüm diyebilirim. Ama sadece üzüntüden değil. Bige Güven Kızılay o kadar güzel okuyucuya taşımış ki her hissi duygulanmamak elde değil. Mutlaka ama mutlaka okuyun okutturun.
EmanetBige Güven Kızılay · Hayy Kitap · 2021962 okunma
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2023 19:35
Bir Osman Balcıgil başyapıtı daha... Şaheser niteliğinde bir kitap. 6/7 Eylül olaylarının ortasında bizzat yaşarken buldum kendimi. Acısını yüreğimde hissettim, boğazım düğümlendi, başıma ağrılar girdi bitirirken ve göz yaşlarıma engel olamadım. Spoiler vermek istemediğim için Suzan ve Yorgo'nun aşkıyla anlatılan o günlere mutlaka siz de gidin... Keyifli okumalar
En Hüzünlü EylülOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20243,693 okunma