Nina Guzgu

Nina Guzgu
Hayat akıp giderken avuçlarımdan, eğilip yerden toplayamıyorum parçalarımı... Müfide İnselel, Kıraç
Psikolojik Danışman
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik
Bakü
Rusya/ Moskova, 11 Mart 2002
9 okur puanı
Eylül 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Nina’dan denemeler serisi~(yazılar şahsıma aittir)
18/06/24-2.21 “Zamanın sesli sokaklarında kayboldum... Kaybolmaktan korkarım, hem de çok. Köksüzüm biliyorum, alabildiğine kusurlu. Geçmişin hayaletiyim ve de. Sessizce geçip giderim her yerden. Huylarım değişti, rengim soldu. Artık can sıkıcı bir griyim... Binbir rengi taşıyordum üstümde, Hepsini sildim. Hafızamı yitirdim... Farz et ki, öldüm ve bir daha dirildim. Yaralar geçti izleri kaldı. Fakat tanıyacağım dokundukca hepsini. Çünkü hafıza unutur kalp unutmaz, Çünkü zaman akar hatıra durur...”
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Nina’dan hisler~
27.03.26 “İnsan hiç kavuşamadığı birine hasret duyunca, Ve hiç ayrılmadığı halde ayrılık acısı çekince, Uzun uzun bakamadığı gözlerin güzelliğini düşleyince, Velhasıl kahrından öleceğini sanınca, Anlıyor aşkın ne olduğunu… Ya da ne olmadığını…”
Nina’dan denemeler serisi~
04.04.24 "Kahrın son demlerinde tanıdık bir simaydı seninkisi. Öfkeden parmağımı ısırmıştım içimden. Dışarıdan ise sadece gülümsüyordum. Dedim ki alacalı düşleri boş ver, al bu bıçağı... Al bu bıçağı ve sapla onun iyilikten ve senden anlamadığı kalbine. Sonra bir iki güzel anı kırıntısı düşüyordu zihnime. Hülyalı bir gülüş peyda olurdu dalgın yüzümde. En son dalga geçerdim kendimle. Ben o zamanlar adlandıramadığım bir sürü şeyi paylaşıyordum kendimle. İlk baştaki saadet denilen duygu geçtiğinde bana kalan sadece kahır oldu. Bilmelisin ki insan bazen birkaç saniyenin hatrına katil olmaktan vazgeçer... Ve bilmelisin ki bazen bir avuç saadet geride bir ömür kahır bırakır."
Nina’dan denemeler serisi~
29.07.24 "Gözlerinde gördüğüm şeyleri ya da gördüğümü zannettiğim şeylerin enkazı o kadar büyük ki, ne kendimi ne de o güzel hisleri çekip çıkarabiliyorum altından... Yüzüne baktığımda gördüğüm sahici telaşını, gülerken kısılan gözlerinin güzelliğini unutmak için çok şey yapardım... Sen benim toprağımı ayağımın altından çektin aldın. Söylemediğin şeyleri gözlerinden anlamaya çalışmanın bir çaresizlik emaresi olduğunu düşünürdüm. Şimdi anlıyorum ki, asıl çaresizlik seni hançerleyeni öldürememekmiş..."
Nina'dan denemeler serisi~
24.03.24 Eda Berker'in 'beni sana hapsettin' şarkısından ilham alınmıştır: "Giderken ev kokan bütün hatıraları da kendinle götürmüş gibisin, Bir daha ne o hissi tada bildim ne de mavi duvarları olan o ev benim artık... Yabancı, hiç bilmediğim aitlik hissinden bile, yabancı bu his. Ne kapıdan giren herhangi birine ne de anahtar sesinin hissine tutkunum artık, Sessiz biriyim ya da hissiz... Ne ad koyabilirim bu hislere ne de eskisi gibi olurum artık. Geçmişte yaşayan, rüyalarda kavuşan, hıçkırıkları sesli bir keder kırıntısıyım şimdi..."