Bir tür hayretle seyredeceksin yaşamının kendi önünde biçimlenişini; bir yandan da, bir garip yaşantı yoluyla, yaşamının zaten bu yönde biçimleneceğini önceden bildiğin duygusunu duyacaksın.
Yavaş yavaş, şaşmaz adımlarla olacağına varacak yaşamın
Sen de hayretle seyrederken onun oluşumunu, bileceksin ki, zaten böyle olacaktı işte…
Yaşamını, hayretle, bileceksin.
Yaşamında en zor işin, kendi yolunu yürümek olacak
- ve ilişkin olan, önem ve değer verdiğin kişilere, bunu anlatmak: Yaşamının yaşadığın kadarıyla,
yalnızca senin yaşamın olduğunu; aynı şeyin
onlar için de geçerli olduğunu; ilişkide olmanın da,
bu temel gerekliliği engellemediğini,
engellememesi
gerektiğini…
Ama anlatamayacaksın ki
- çünkü daha kendin bile gereğince anlamamış olacaksın bunu
Ama yaşamını önceden yaşamağa çalışmadan da edemeyeceksin: yaşadığın kadarından çıkardığın sonuçlar seni belirli yol ayrımlarına götürecek
- oralarda da, ‘şuraya doğru / ya da buraya doğru’
kararını vermeğe zorlayacak:
Vermek zorundasın bu kararları
Oysa senin kararlarına aldırmaz yaşamın-
karşına öyle şeyler çıkarır ki, uçup gider o
- sözümona derinlemesine düşünülmüş -
kararlar, yönelmeler, hedefler:
çünkü, işte, yaşanmamışlardır.