Eşine 30 yıldır aşkla yoldaş,
iki Oğluna arkadaş,
terkedilmiş küçük bir Kıza
sevgiyle, hem yoldaş hem arkadaş.
kendi halinde gelişime aç bir babayım ben.
#37650468#236090965
...çocukların hata yapmaya ve bunun dünyanın sonu olmadığını görmeye ihtiyaçları vardır. Yeni şeyler denemeleri için gerekli olan güveni bu deneme-yanılmalar sayesinde kazanırlar.
Mükemmeliyetçi anne-babalar, çocuklarının mükemmel çocuklar olmalarını sağlayabilirlerse gerçekten mükemmel bir aileye kavuşacakları hayaliyle yaşarlar. Kendileri sağlayamadıkları istikrarı çocuklarından bekler, aile dengesini kurma ve sağlamlaştırma yükünü onlara yüklerler. Doğal olarak çocuk bu konuda başarısız olunca da ailenin günah keçisi rolünü üstlenir. Bir kez daha, bir suç ve başarısızlığın sorumluluğu çocuğa bindirilir.
Babaların kızlarının gelişen cinsellikleri karşısında kendilerini rahatsız hissetmeleri ve hatta bu dönemde asabi olmaları sıkça görülen bir durumdur. Küçüklüğünde yumuşak ve sevecen olan bir baba bile kızı olgunlaştıkça ona karşı hissettiği ve kabul edemediği cinsel arzuların önüne geçebilmek için problemler yaratmaya, ilişkiyi bozmaya çalışabilir.
Ne zaman annemle babamı görmeye gitsem, hayal kırıklığına uğramış ve üzgün bir şekilde eve dönüyorum. En zor olanı da her seferinde onlara mutsuz olduğumu söylediğimde, "Senin suçun," demek yerine bir kere de, "Ah yavrum, çok üzüldük," dememeleri. Küçüklüğümden beri her şey "benim suçum."
Sözel tacize başvuran bazı anne-babalar, herhangi bir açıklamanın arkasına saklanmadan sanatlarını icra ederler. Çocuklarını acımasız hakaretlere, aşağılayıcı takma isimlere maruz bırakırlar. Bu anne-babalar ne çocuklarına yaşattıkları acıya ne de açtıkları yaralara karşı duyarlıdırlar. Bu tür hakaretler çocuklarının özdeğerlerinde ciddi psikolojik yaralar oluşturur, onları hayat boyu acı duyacakları bir şekilde damgalar.