Hanife Büşra TIRAŞ KARAKARTAL
Yeşilin her tonunu ve kitapları çok seven biri:)
Kafesi severse kuş, masallar kimsesiz kalır.
Okuyor ve kendi hayat hikayesinin kahramanı olmayı hayal ediyor:)
Medeni durumu “Evli”
 Ak sakallı meşenin yıllar önce bana anlattıklarından biliyordum bunu.
Onun dediğine göre rüzgâr denen şey yalnızca rüzgâr değildi… okumasını bilmek gerekirdi onu. Bunu bilenler rüzgârın içinde hayata dair hemen hemen her şeyi bulabilirlerdi. Çünkü binlerce bitkinin kokusu vardı rüzgârda binlerce bitkinin şekli rengi ve Fısıltısı vardı. İnsan sesleri vardı sonra çeşit çeşit hayvan sesleri tepelerin yüksekliği denizlerin genişliği nehirlerin uzunluğu vardı. Rüzgârı okumasını bilenler canları isterse hiç görmedikleri bir denizin tuzunu bile tadabilirlerdi sözgelimi. Ya da yıllar önce ölen bir ihtiyarın gençliğinde attığı gevrek kahkahaları bile duyabilirlerdi.

Onlar (İnsanlar), birer uyurgezer gibi geçip giderlerdi güzelliklerin yanından. Ya da kafalarına taktıkları başka bir güzelliğin peşinden koşarken onun uğruna bir çok güzelliği de ayaklarının altına alıp hiç farkına varmadan acımasızca ezerlerdi.