“Bir avı parçalamakta denizden daha vahşi bir hayvan bulunamazdı. Suyun pençeleri vardır. Rüzgar ısırır; Dalga parçalar. Deniz kazası hem bir söküp alma hem de bir ezip geçmedir. Okyanusun darbesi aslanın pençesine benzer.”
sanki ölüm yoktur zulüm yoktur dünyada sanki bir rüzgar gibi ferah yaşamaktayız sema tertemiz henüz yıkanmış caddeler batan güneşe karşı seninle baş başayız
Reklam
Evlerin pencerelerini tamamıyla açabilen tek bir rüzgâr biliyorum : Ortak keder. Max Horkheımer
Sayfa 35 - Kırmızı Kedi Yayınevi, 3. Basım, NE MUTLU TÜRK ÜM DİYENE!Kitabı okuyor
Yaşamın bir nedeni olmayabilir. Fakat ölümün belli bir nedene ihtiyacı vardır. Ölümün kendisini kanıtlaması için değil, hayatta kalanlar için.
Sayfa 9
Kainat bütün servetleri, bütün saltanatlarıyla, hayat bütün neşeleri, bütün gülüşleriyle mevcuttur. Fakat bütün bu yıldızlar, mehtaplar, çiçekler, bütün neşeler, sevinçler, kokular ... nursuz, lezzetsizdir ve sizi mutlu edemez ... Çünkü kalbiniz, çünkü ruhunuz titremiyor; çünkü sevmiyorsunuz. Ve sonra yalnız seviniz. O zaman her şey sizin için başka bir ışıltılı yolla, her şey başka bir parıltılı seherle nur olur, parlar! Her şeyin yalnız sizin mutluluğunuz için var olduğunu anlarsınız.Bugün dünyanın niçin yaratıldığını, bu semaların, bu yıldızların, bu insanların, hatta Allah'ın bile neden var olduğunu anlıyorum... Hep aşk, yalnız aşk için... Aşk olmasa hiçbir şey olmazdı; bütün varlıklar, bütün zerreler yalnız aşkı soluyor ve yalnız aşk için yaşıyor. Çiçekler renk ve kokularını, yıldızlar gülümsemelerini, kuşlar nağmelerini, deniz dalgalarını, sema bulutlarını, rüzgar titreşimlerini hep aşk için bildiriyor. Niçin çalışıldığını, niçin ilerlemek istenildiğini, hatta niçin, niçin yaşanıldığını onun dudaklarının temasıyla ruhumun mest ve aşık kaldığını bugün anlıyorum: Aşk, hep aşk için ... Yalnız onun için ...
Sayfa 81
Çare yok ey rüzgar, dünyada dolaşmaya devam edeceksin gökte ay var oldukça Dar kanyonlarda uğuldayacak, açık kalan kapıları çarpacak, ak çarşafları kurutacak, porsuğun tüylerini havalandıracak, olgunlaşan dutları yere düşüreceksin Zaman akıp gittikçe , sıcakla soğuk yer değiştirdikçe, kayalarda taze çatlaklar açılıp yüzeyleri aşındıkça, sel suları yeni nehir yatakları açtıkça Sen duyan kulaklarda çınlayacaksın...
Sayfa 178 - Yapı Kredi YayınlarıKitabı okuyor
Reklam
"Tuna," diye fısıldadım dizlerinde hüngür hüngür ağlarken. "Rüzgâr'ım," dedi acı dolu bir fısıltıyla. "Sen baba olsaydın çok güzel okşardın kızının saçlarını," dedim titreyen dudaklarımı birbirine bastırıp.Bu defa hıçkırık göğsüme sıkışıp kaldı,nefes alamadım. Tuna'nın parmakları saçlarımı daha güzel okşamaya başladı. Parmak uçları saçlarımı okşamadı,sanki ağlayarak her telini öptü. "Her şeyin olurum ben senin," dedi kısık bir sesle.
Vatansız Kadınlar
Bazı kadınlar rüzgâr gibiler yel değirmenlerini hiç uyandırmadan geçip giderler başucumuzdan suyun yüzüne dokunur gibi sadece geçerlerken arkalarında dalgalar bırakıyorlar bir de eteklerine dolanan hüzünlü gün batımlarını saymasak hiçbir aşkta sanık olmuyorlar sadece tanıklık ederler soytarılığımıza hiç konuşmadan öylece sessiz öylece vakur ve yalnızlar hep. dokunsan kirlenir avuçları dokunsan kırılır dilleri dokunsan ruhları ağlar. yeni bir çağın tesellisi gibi hep koşuyorlar koşarken arkalarında bıraktıkları izlerin hesabını yapmadan, arkalarında düşük yapan acıları düşünmeden ve yarım bıraktıkları şiirleri hiç emzirmeden çekip gidiyorlar.
Rüzgâr beni heyecanlandırıyordu. Yeryüzünün bir ucundan diğerine ağaçlar birbirleriyle ve Tanrı'yla konuşuyorlarmış gibi hissediyordum; göklere yükselmeden önce kalbime nüfuz eden bir ezgi, bir duaydı bu sanki.
Ne yapmıştım ben? Yaşamamdan maksat bir lisan öğrenmek, bir meslekte söz sahibi olmak mıydı? Yaradılışın ve yaradılışımın sırrı bu kadar mahdut olabilir miydi? Tabiatın kucağında yaşanması gereken hayat böyle mi sarfedilmeliydi? Beni tutup sürükleyen rüzgâr neydi?
Reklam
56 syf.
10/10 puan verdi
·
4 günde okudu
Video: youtu.be/2jsTcmJVMZk Otların Kalbi. Kadir Aydemir'den okuduğum ilk kitap. Otların Kalbi, 56 sayfalık haiku tarzında bir şiir kitabıdır. Kitapta; ağaç, ağustos böceği, böcek, çiçek, deniz, kar, kuş, ot, papatya, rüzgâr, sonbahar, yaprak ve yaz gibi temalarda haiku tarzında şiirler yer alıyor. Haiku, Japon edebiyatında yer
Otların Kalbi
Otların KalbiKadir Aydemir · Yitik Ülke Yayınları · 202220 okunma
Eğer rüzgâr, bastığımız yerlerde bizden kalan son izleri de yok edecekse, neye yarardı yaşamak?
Mühendislerle Doktorların auraları farklı.Doktorlarınki biraz soğuk rüzgar gibi Mühendislerinki anlatamayacağım bişekilde güzel ve soğuk değil
RÜZGÂR GÜLÜ
rüzgar gülü kendisini rüzgarın çevirdiğinden habersiz, yalnız başına döndüğünü zanneder. Birçoğumuzun tercihlerini eğitimimiz, arkadaşların veya kamuoyunun eleştirileri, özlü sözler, telkinler şekillendirir. Çok azımız hangi limana gittiğimizi, ne zaman nerede demirleyip kendimizi toparlayacağımızı biliriz.
Sayfa 102Kitabı okudu
Yalnızca toprağı, suyu değil havayı da iyiden kirleten insanın o hoyrat havasına... Fabrikalardan, santrallerden, egzozlardan yükselen o pis hava... Hava sahası adı altında göğe sınırlar çizmiş devletler de talan ettiler gökleri. Yeryüzünden gökyüzüne yükselttik savaşları da. Rüzgar ekince fırtına biçmenin kaçınılmaz olduğunu unuttuk. Hava kirliliği, küresel ısınma derken atmosferdeki dengeyi de bozduk.
Sayfa 22
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.