Hasan mehmetoğlu

A...’.
Neyim var? Hasretim, kavgam, inancım Bir kağıtla cebeleşince yüzümde hafiften derinleşen gülüşüm, İki Bin yüz kilometrelik bir sılam gurbet gurbet gezmiş bir sırt çantam sana daha anlatılacak çok şeyim sana yetmeyecek kadar az şeyim var Şeyim var! Kimim var diye yokladım kendimi kendimden içeri bir ben var, boynumda bir 'ben'im bir de 'sen'im var.
Yüzündeki yaranın mümessibi kim kim kanattı içindeki körpeyi hangi politik kavramlarla boğdular yüzündeki gülümsemeyi
A...’.
şimdi di'li geçmiş bir zaman ek'iyim.. bir bir dewriliyor tüm cumlelerım gidişin sinmiş üstüme, ten kokuyorum.. gideceksen şimdi git, kalcaksan şimdi! !
Desen ki Hangi kaldırımın taşları daha çok kırılabilir? der ki; - kaldırım ülkesine ihanet etmez ki be abi! desen ki; - sen hangi yakılmışın doğurganısın? der ki; - her yakılmış,her paçası kanayan,her göçen rahim beni doğurur kekêmin.. Feridun
-...Şimdi küfretmeden, allaha ve kara parçalarına koşmak gerek. Terlemiş bir attan beter kokan bir ülkeden bahar kokan bir ülkeye pamuk toplamaya gitmek gerek. Söz vermek ve sözünde durmak gerek. Gerektiğinde değil doğru zamanda doğru yerde olmak/ölmek gerek. Lastik ayakkabılarımızı güneşe koyup kocaman bir sessizliği kokutmak gerek. Ekmek arası torak yemenin hazına süphan eteğinde varmak gerek. Karacadağ da tektonik bir gölde tüm günahlarımızdan arınıp şiirimizi oraya bırakmak gerek. Feridun