Hasan mehmetoğlu

Gide/sim var.. Yola çıkasım war. Gidesim,ölesim,sewesim war..
Hızlı adımlarla geçilmiş, karanlık bir sokak çıkmazında bıraktık ütopik düşlerimizi. Ne yana dönsek; Allahtan bozma kulübelerde çocukluğumuzu boğazladılar. Ne limanlı bir şehrin tuz kokusuna adayabildik ömrümüzü ne de annemizin romatizmal serzenişlerine. Ne bir savaşçının sol kaburgasındaki emperyal mermiyi öpebildik dudağından ne de babamızın Kürt şalvarındaki öfkeye çobanlık yapabildik. Şimdi, ellibeş metrekarelik kör yalnızlıklar büyütüyoruz faşist menşeli(!) bir şehrin alaz yanık ayazlarında. Feridun Urfa
Aslında Aslı budur
“Çünkü sevgi, sevgiliyi yaratmak da ister. Ben kendimi ve kendim gibi en yakınımı sevgime veriyorum.” Böyle Buyurdu Zerdüşt Friedrich Nietzsche
“Esmer bizim orlarda dağ rengidir kız memesidir şair sesidir gece onikiden sonra hiç kimsenin çirkin olmadığının kanıtıdır yemeğin ekmeğin kendi kulağını kesen bir koleksiyoncunun ruh halidir esmer sürme çekilmiş 14lük bir gelin bekareti iflah olmaz,baba bedduası almış/ sübyan bir çemkirmedir esmer paçasından şiir akan acemi bir şairdir köysüz evsiz eldivensiz çorapsız sümüklü kavgasına inanmış/ölsemde gam yemem deyiminin dil bulmuş halidir esmer ora esmer/bura esmer/şura esmer/“ Feridun Urfa
“En cok ben bilirim karartmalarda öldürülenlerin yasini tutarken sakalımdan dökülen gülüşlerin ayakkabı numarasını..!” Feridun