Hasan mehmetoğlu

Dünya Kadınlar Günü
- Amr! seni karnında taşıyan anaya saygın bütün kadınlara yansımalı. 8-MART Dünya Kadınlar Günü 💐💐💐
Etkinlik
Gide/sim var.. Yola çıkasım war. Gidesim,ölesim,sewesim war.. Bir otobüse binesim war..Bir çantaya sıkıştırıp tüm kırılganlıklarımı,camdan sessiz ama gürültülü küfür edesim war.. Bir otogara son defa bakasım,aynı yola bilmem kaçıncı çıkmama rağmen yine aynı mola yerinde aynı adamı göresim war. Bu gökyüzüne son defa bakasım,başka bir kadına içerden-içerden gülesim war.. Nereye waracağimi bilmeden waracağım yerde birinin beni beklıyor olmasını diwane gibi isteyesim war... Bir pınardan geçerken hayatımda gördüğüm en güzel pınar sensin deyip, pınarın bana gülümseyişine inanılmaz bir muhtaciyetle ihtiyacım war. Adana otogarında saat satıcısına bu sefer ewet /Ulan/ biz hemşeriyiz diyip,saati onun açtığı fiyatla pazarlıksız alasım war. Nereye gidersem gideyim şu Adana otogarına mutlaka ugrama isteğinin sebebini anlayasım war.. Herhangi bir Dengbêj/in kulağında ses olasım,perçeme düşmüş Gül olasım war.. Kaçasım,kaçasım,kaçasım war.. Ben hiç denizden gitmedim bir şehre /Bir şehre denizden gidesim, karaya basınca kıs/kıs gülesim war :) Yol üstünde bir bağa izinsiz giresim,çaldiğim salkımı bağcıyla bölüşesim war.. portakal kokasım,çukurowa kokasım,bozkır kokasım war.. Tüm coğrafik iklimlere inat kendi çölüme Gül fidanı dikesim war.. Yol/yordam bilesim,tarla süresim,koyun güdesim war.. Heybedeki bir dilim ekşi ekmek,bir parça torak olasım war.. Çakmak taşı bitmiş çobana ateş,elleri üşüyüp sigara saramayana parmak olasım war.. Zazaca öğrenesim,Arapça şarkı söyleyesim,Kürtçe ıslıklayasım,Türkçeyi unutasım war.. Bir daha asla ama asla Se/sel,sa/sal zamanlarda yazmayasım,yaşayasım war.. İstanbul'a mutlaka gidesim,Amed'de bir muavinin ırzına geçercesine wurguladığı 'İ' olasım war.. Urfa-Diyarbakır arasında aynı hissi yeniden yaşayasım,otobüs camına düşen bir damla yagmur
Ben altı delik, lastik ayakkabıdan yere değen bir köylü çocugu ayagı.. ben paydasını kaybetmiş pay,,, 14'ünü kaybetmiş pi sayısım.. hiç bir iklimi olmayan, hiç kokan, hiç gulen, hiç pazarsız, hiç kimsesiz, hiç sarılmaksız, hiç allahsız, hiç parasız, hiç'ini kaybetmiş hiçliğin en yogun haliyim.... Ben pusulasını kaybetmiş bir gemi, yatagını kaybetmiş bir ırmak, şiirini başka bir coğrafyada yazan Tarık Ali'yim... ben 4 kibrit çöpünde kendini yakan bir inancım.. yatılı bir okulda sidik kokusu, son trene yetişmeye çalişirken yakılan 7 küsür mılyonluk sigarayım... Ben korkak bir kahraman, piraye'nin nazım'a aşkı, ahmed arif'in Ankara'sıyım... ben sendeki bir sigara molası bir dudak bükümüyüm... bir çoban kawalı bir serin sabah yeliyim.... taze ekmek kokusu, yagmurdan sonra ki toprak kokusu, hışırdayan sarı sarı yapraklar, romantik dokunuşlar, kırmızı mumlar, şiirler, bolca soylenmiş keyfi yalanlar... hepsi yalan... ben sendeki hiçliğin 'piç'iyim... Feridun Urfa
‘Bu şehir baştanbaşa sen. Bu şehirde sevmeyen, ya da seni tanımayan yaşadım demesin. ÖLÜLER SUSMASINI BİLMELİ...’
Su bendini yıkar bir gün Gece gündüze çıkar Yürübildiğin yolda ölümden öte ne var...