Ölümler çıplak gelir
Geceyi indirir yavaşça gözlerine
Benden geçmek kolay değil
Feryat eder ateş sözlerime
Yayılır nefesin çiçeklere
Ay ışıldar soğuk bedeninde
Günah bana hiç el değil
Feryat eder dilim hüzünlere
Vedalar doğru değil
Sevgiler yalan değil
Koşarım ben sensizliğe
Bu son bakışta gitmek
Hiç mümkün değil
Görünür bana senden kalan
Bilirim ki vardır şarkımı duyan
Boşunadır yakarış çizilene
Geçer zaman aşk sevilince
Ölümler çıplak gelir
Geceyi indirir yavaşça gözlerine
Senden çıkmak kolay değil
Beterdir hayat acılar…
youtu.be/irx-nLb0cp4
Sesinde ne var biliyor musun
Söyleyemediğin sözcükler var
Küçücük şeyler belki
Ama günün bu saatinde
Anıt gibi dururlar
Sesinde ne var biliyor musun
Söyleyemediğim sözcükler var.
Ben sana rastladığım günlerde, hangi günlerdi onlar
Tuhaf şey bir günde değişiyor kişi
Senden öncesi öyle uzak ki anılar bile yok sanki
Geldin masaya oturdun ve hayatımı böldün bir milat gibi..
Sigara dumanının ikliminini oluşturduğu eski kafa bir kahvehanede oturuyoruz. Alkol kuşanmış yalancı çaylara, radyoda eski bir türkü eşlik ediyor. " Viran oldu evim yurdum ne söylesem boşa Leyla'm." diyor Neşet Ertaş. Türküde tek isim geçiyor ama mekanda kişi başına bir isim düşüyor..