Hümeyra Sofioğlu

Sabit bir hayat aramaktadır insan korkuların acıların olmadığı ve risklerin bulunmadığı. Heyecanlı geçişleri engelleyerek tehlikeleri aklınca yok etmek ister. Oysa yok ettiği şey kendi varlığıdır kendisidir. İnsan her şeyi sabitleyerek ruhunu felç etmektedir. Halden hale geçemeyeceği, zahiren sorunsuz ama gerçekte durağan bir hayat yaşayarak terakkisini durdurmakta ve yokluğa karışıp gitmektedir... 《...Kendisini hangi müjdenin beklediğini kimse bilemez.》 -Secde Sûresi 17. Ayet
1K
Reklam
Değişikliklerden ürker insan. Oysa insan hareketle, faaliyetle, değişimlerle ve musibetlerle varlığa erer. Yaşadığı şehirden taşınınca acı çeker. İş değiştirince acı çeker. Yatağından çıktığında bile acı çeker. Ancak nefsinin çektiği acıya karşılık ruhu bu değişikliklerden varlığa ermenin hazzını alır.
1000k
Muhyiddin Arabi'nin tesbitiyle, Arapçadaki "kelam" kelimesi "yara" manasındaki 'kelem'den türetilmiştir. Yaranın yara sahibine etki etmesi gibi, kelimeler de onları söyleyenin ve dinleyenin ruhunda olumlu veya olumsuz izler bırakır.
1000k
{Mercek Tesellisi}
Aynı hadisenin hem saadet veren, hem kalbi daraltan yanları mevcuttur. İnsana düşen, çirkin olanı bırakıp güzel olana yönelmek, sıkıntılı yönlere değil ferahlatan yönlere dikkatini yoğunlaştırmaktır. Hatalı yorumlardan dolayı olumsuz hale gelen birçok hadise vardır. Her tarafın siyah olduğunu iddia eden biri varsa, anlarız ki onun gözlüğü siyahtır.
1000k
[Kabul Tesellisi]
...yaşadığımız kederin hiç yaşanmamış olması da, bizi daha büyük kederlere giriftar edecektir. Acaba daha olumsuz ne olacaktı da onun yerine bu oldu, bu olumsuz görünen olay, daha olumsuz hangi olaylara engel oldu, diye tefekkür etmelidir insan.
1000k
Reklam