Fatime

“Bülbüller sadece bizi keyiflendirmek için öterler. İnsanların bahçelerini didiklemez, mısır ambarlarına yuva yapmazlar. Kalplerini bize açıp şarkı söylemekten başka bir şey yapmazlar. İşte, bu yüzden bir bülbülü öldürmek günahtır.”
Sayfa 120 - Epsilon·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Meç
… kelime yorgun gece soldu çan çan ve çayır suçsuz çocuklara koridor yapraklar balık pulu balıkçılar pul pul yalnızca bakışlarını kırpıyorlar dokununca çatılarda kirişlerde serin dubalarda artık göze bakmak oyunu yok Cahit Zarifoğlu
Yedi Güzel Adam
Gerçek bir devrimci mi görmek istiyorsun? İşte burada gerçek bir devrimci var; Yalnız Ardıç. Yüzyıldır burada tek başına zamana ve olaylara şahitlik eder. Asla suçlamaz, yargılamaz, savunmaz. Ama gölgesini de kimseden ve hiç bir şeyden esirgemez. Bütün devinimi kendi içindedir. Burada böyle tek başına ve dimdik durur. Eşhedu der. Ben şahidim. Yargıç değilim, savcı değilim, avukat değilim. İşte bu gerçek bir duruştur. Devrimci duruşu, Müslüman duruşu, insan duruşu. Ben de gerçek bir devrimci görmek istedim. Bu yalnız ardıca geldim. Bunun böyle tek başına ve dimdik duruşu çok etkiledi beni. Ben gerçek bir devrimci nasıl olur ondan öğrendim. Onun gibi eşhedu demeyi öğrendim. Eşhedu. Ben şahidim. Herkes duysun: Yargıç değilim yargılamam, Avukat değilim savunmam, Savcı değilim suçlamam, Herkes ve her şey duysun. Kendime şahidim, zamana şahidim, sonsuzluğa şahidim. Ve herkes ve her şey de şahit olsun ki,
Yedi Güzel Adam
Başım Eğik Dilim Kapalı Gözler Kançanağı Anlamında
… Korku gerek tenlere etim kalbur Deşer bakışın kıyar da kıyar Korku gerek reca gerek Yanlış anlaşılmış olabilir Sesini duyuyorum kendimin/kelimeler kendinden emin değil Yanlış anlaşılmış da olabilir Aklım başımda mı! Değil Ve sesimi duyuyorum Kaburgalarımın gelip artık kavuşamadıkları iniltiden -Kulun korktuk şerrinden Ağzımız yerlerde kaldı gerçek dilimizden akmadı Kuldan korkarken gel zaman git zaman Bir hayat ki haşa korkmadan yaradandan Ama elbet ruhumun vazgeçilmez akışı baş çarptığım kayalıklar Irmaklarımın altından akan ırmak Sandal sefalarım Marmara toprakları Ama söyle olmuşsa yüzüme karşı söyle neyi inkar ettim Dilediğim en güzel hayat Çöplerin içinde rüya aradım Düştümse eğer sana bakarken düştüm Sen dinç zaman İşte kuluçkan Bereketle taşan yağ küpleri gibi
Yedi Güzel Adam
Gölgelere Dair
Suların karardığı bir çağda birtakım günah yüklü gemiler harekete hazırdı / iyice biliyorum gölgeler vardı / kalın tasmaları vardı gölgelerin / ürkek sesler suları yarıyordu / bakıyorsunuz kuşlar bayağı gülüyordu / karanlık gölgeleri ürkütüyordu / onlar bağlı olmayı hoş görüyorlardı / korkarken ölümü düşünüyorlardı muhakkak. Kafaları kalındı belliydi Gözleri kalındı belliydi Kulakları kalındı belliydi Aslında kafalarının kalın olması / gözlerinin kalın olması önemliydi onlar için / incelik dedin mi kötülük geliyordu akıllarına. Onlar bir gemiye bindiler - ben ona günah yüklü gemi dedim Onlar oturup tasmalarından ötürü gönendiler - ben onlara gölge dedim Halbuki bana bakıp yadsıyorlardı / benim onları tasmalarından ötürü küçük gördüğüm belliydi / benim onları başında ve sonunda sevdiğim belliydi / ama anlaşamadığımız muhakkaktı. İşte ben bu noktada durdum Denize baktım iyi dedim Korkulu dağlara baktım iyi dedim Doğrusu hep doğaya bakıp iyi diyordum.
Yedi Güzel Adam