Gününü değerlendirmeye bakacaksın.. günün nasıl değerlenir, bak anlatayım: Şimdi ömrünü bitmiş say, ömrün bitmiş de sen yalvarmış, yakarmışsın, sana gözyaşların için cabadan bir gün daha vermişler: işte şu anda da o bir tek son günün içinde bulunuyorsun: işte o son günde ne yapacaksın, her gün onu yapacaksın.
Şehrin bir yerinde birileri ölüyor, ne korkunç! Beklenmedik ölümler beklenen ölümler apansız gelenler ağır ağır gelenler ihtar edip gelenler habersizce gelenler. Kahvede otururken ölenler bir otobüs yolculuğunda ölenler gece yatağına yatıp da kalkmayanlar vazife başında can verenler onulmaz hastalıklarından ölenler başını taş duvarlara çarpa çarpa gidenler aşk derdi ile ölenler, aşksız ölenler.
Hiçbir şey boşlukta sallanmamaktadır, saçmalık bile kendine bir dayanak noktası araştırmaktadır, her şey, bütün nesneler yaratılışlarındaki amaca doğru yürüyüp gitmektedirler: kara gecede, kara taşın üstündeki kara karıncanın kıpırtısı bile denetim altındayken som bilinç olan insanın -elbette insanın - kendini denetimden uzak sayması mümkün müydü? Mümkün müdür?
...Bir kısmının hayatı Mücella'nın hayatı ile iç içe yaşanmıştı. Bir kısmı bir görünüp bir kaybolmuştu.Kalacak zannettikleri gitmiş, gidecek zannettikleri kalmıştı onunla. Kiminin hayatı, izleyenleri tatmin eden bir sonuca bağlanmıştı, mükemmel bir roman gibi. Kimininki sebepsiz sonuçsuz kalmıştı, hayat gibi.