“Şu ıslık sesi,” dedi Leyla Tarık’a, “kahrolası vınlama; en çok ondan nefret ediyorum.” Tarık başını sallayarak ona katıldı. Aslında ıslığın kendisine değil, diye düşündü kız daha sonra, başladığı anla çarpıştı an arasındaki saniyeler. Muallakta kaldığını hissettiğin o kısa, bitmek bilmez süreç. Bilememek. Beklemek. Hükmü duymak üzere olan bir davalı gibi.