📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yabancı devletlerden birinin büyükelçisisi Yıldız sarayına'a gelerek Sultan Abdulhamid'e hükümdarının selamıyla önemli bir bir teklifini bildirmişti. Bu teklif şuydu:Eğer Padişah kabul ederse o devletin donanmasının kendisini bir yerden alarak istediği bir sahile götüreceği ve hayatının tamamen emniyet altında tutulacağı idi.
O sırada Yıldız Sarayı'ında etrafı ihtilalciler tarafından çevrilmiş vaziyette bulunan Sultan 2. Abdulhamit büyükelçiye verdiği sert bir cevapla teklifini reddetmiş ve şu tarihe geçecek sözü söylemişti:
DEĞİL KENDİ ARZUMLA MEMLEKETİMİ TERK ETMEK, HATTA GELEN KUVVETLER VÜCUDUMU DOKSAN PARÇAYA BÖLSELER BU PARÇALARDAN BİRİNİN BİLE YABANCI BİR TOPRAĞA GÖMÜLMESİNE RAZI DEĞİLİM...
Bizzat Herzl'in hatıralarına göre Sultan 2.Abdulhamit Nevlinski'ye şu zehir zemberek sözleri tokat gibi çarpmıştı:
Sultan bana dedi ki:Eğer Mr. Herzl'le dostluğunuz ikimizinki gibiyse ona bu meselede tek bir adım daha atmamasını söyle. Ben bir karış dahi toprak satamam, zira o bana değil, halkıma aittir. Onlar bu İmparatorluğu kurup kanlarıyla mahsuldar kıldılar. Onu bizden koparılmadan önce kanımızla bir kere daha kaplamayı biliriz. Benim Filistin ve Suriye'den gelen iki alayım Plevne'de son neferine kadar kırılmaya can attılar. Bir teki bile hayatta kalmadı, hepsi cansız bir şekilde toprağa serildiler. Türk [Osmanlı] İmparatorluğu Türk [Osmanlı] halkınındır, benim değil. Onun hiç bir parçasını veremem. Yahudilerin milyonların saklasınlar. İmparatorluğun parçalanınca belki de Filistin'i tek kuruş ödemeden elde edeceklerdir. Fakat ancak kadavramız parçalara ayrılabilir. Vücudumuzun canlı canlı kesilip biçilmesine razı olamam.