📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mükemmel sevgi korkuyu kovar.”
İyilik insanın içinde var mıdır, yoksa bir dayatmaya mı bağlıdır?
Bir suçlu iken deney sonucu ile suç işlemeye korkar hale gelmek...
kitabın konusu, bir gencin karanlık yaşamını anlatıyor. Bu genç bir suç üzerine yakalanıp hapsediliyor ve bir deneye tabi tutularak(işkence ile bir dayatma söz konusu) genç, şiddeti seven bir yapıya sahip iken, şiddetten korkar hale geliyor ve bunu hastalık olarak tanımlıyor.
Zorla dayatılan bir iyilik??? İnsan seçimine dayanmayan bir iyiliğin ne kadar uzun süreceği ve bunun bir iyilik olmadığını aktarıyor kitap bize.
İnsanı insan yapan seçimleridir. İyi yada kötü fark etmeksizin.
Kitabın sevmediğim yanı biraz sıkıcı olması ve bir de dilin argolu olmasını sevmedim ancak kitabın sonu beni tatmin etti diyebilirim.
Kitabın tanıtım kapağında ki yazarın bu sözü bence kitabın yazılma amacını açıklama niteliğindedir.
“Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu ‘otomatik işleyen bir makine’ haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum.”
Onu aklımdan çıkaramıyordum. Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağıya sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulayan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
“Şeker Portakalı” ismi şirin görünse de içerik için pek öyledir diyemem. Kitabı okuyanların çoğu eminim ki çok fazla hüzünlenmişti.Kim okursa hüzünlenir. 5 yaşındaki çocuğun yaşadığı şiddet karşısında kimin yüreği dayanabilir ki,
Toprağa ne tohum ekersen toprakta o tohum yeşerir. Portakal tohumu ektiğimiz yerde ceviz ağacın filizlenmesini beklemek yanlıştır. İçindeki şefkatı dışa vurmayan bir ebeveynin ailesinde de hep şefkat kavramı eksik kalır.
..çünkü şefkat olmayınca hayatın pek değeri kalmıyor
5 yaşındaki bir çocuktan olgun gibi davranmasını beklemeyiz. Yapacağı en çok şeyde hatadır o çocuğun. Bir çocuğun en çok ihtiyacı olan şefkati ve çocukluğunu da elinde alırsak geriye ne kalır.
Zeze'nin küçük yüreği ne ağırlıklar altında ezildi.
Uyuyalım. İnsan uyudu mu unutur herşeyi.