Sen iki ters bir düz kırgınlıklar örerken beş numara şişle
Yumuşacık kakaolu kekler yapardı karşı evin annesi.
İmrenirdim...
Mutfağındaki eksik malzemeden bihaber
Tepeleme dolu kızgınlıklar yüklerdim dişlerimin arasına...
Bilmezdim anne,
Karşı evin babasında bitermiş iş;
Bunu görmezdim.
Hep başın ağrırdı...
Başın, hep ağrırdı...
Sırf bu yüzden bile bazı zamanlar
Seni sevmezdim.
Küçüktüm anne,
Bilseydim evinde su faturası ödenmemiş
Çeşmeden akmayan suya
İsyan etmezdim.
Sen iki kere ikinin dört ettiğini ekmek hesabından bilirken
Mis kokulu çamaşırlar asardı karşı evin annesi
Özenirdim.
Ellerindeki çamaşır suyu kokusundan rahatsız,
Çocukça bir küskünlük eklerdim gecelerime.
Oysa ellerin ruhuma akarmış saçlarımdan,
Ömrümü tararmış titreyen parmakların
Bilmezdim anne.
Büyümek denen illet dayanıncaya dek kapıma,
Ellerinin ne muhteşem olduğunu bilmezdim
Küçüktüm anne
Yoksa
Gün aşırı patlayan sarı ampulü,
Mumla yamayacak yüce gönlünü,