H.tugce

H.tugce
Allah tan korkuyorum diyenlerden bolca bolca korktuğumuz bir zaman
Ne bileyim işte, gitmek çözüm değil de, insan kaçmanın başka türlüsünü bilmiyor ki…
Reklam
Bu yaşıma gelene kadar öğrendiğim En muazzam şey, tepkisiz kalabilmek. İnanılmaz kırılmış, şaşırmış ya da üzülmüş olsam bile Her şeyin olabilirliğini, Herkesin her şeyi yapabileceğini kabullenmek...
Alıştım mı yokluğuna? Vaz mı geçiyorum, varlığından? Tedirginim aslında, Ya başkasını seversem? İnan o zaman seni hayatım boyunca affetmem..!
.......Onunla denk geldiğimizde her şey için çok geçti. Yaşanılacak her şey yaşanmış. Bitmemesi temenni edilen Tüm duygular bitmiş , güven duygusu başka başka insanlarda ziyan olmuştu. Renk renk çiçekler yapraklarını dökmüş , ılık bir sonbahar havası hakimdi. Aynı hisleri , aynı duyguları paylaşan ama birbirine geç kalan iki insandık. Ona bakarken kendimi görüyordum. Belki de o yüzden onu bu denli seviyordum. Uzaklara , çok uzaklara gitme isteği uyandırıyordu bende. Yüzü güldüğünde ise çocuklaşıyordum. Elini tutup götürmek istiyordum onu. Caddelerde koşmak , salıncakta sallanmak , şarkılar söylemek , şiirler okumak , yemekler yapmak , dizinde uyumak istiyordum elini hiç bırakmadan.. Kalp ritimlerim değişiyordu onunla bu hayalleri kurarken bile. Elimi tutsa.. Elimi sıkıca tutsa , benimle gelse delirirdim sanırım , mutluluktan.. Ama dedim ya , sevmek , birbirini tamamlamak yetmiyor bazen. Ona bakarken asla biz olamayacağımız aklımın hep bir köşesinde yer etmişti. Bir gün elimi sıkıca tuttu. Gözlerimin içine baktı. Yuva gibi , baba gibi , dağ gibi , deli bir aşık gibi baktı. Avucumun içinden öptü ve dilinden şu cümleler döküldü ; İzzet Günay'ın Türkan Şoray'a dediği gibi… Sevgi de yetmiyormuş, çok eskiden rastlaşacaktık. ...... .......... ................
Ben şehri terketmişimde, Sen şehre gelmişsin gibi..! Anlıyor musun.. ¿¿
Reklam