H.tugce

H.tugce
Allah tan korkuyorum diyenlerden bolca bolca korktuğumuz bir zaman
"Biz, insana anne babasını önerdik. Annesi onu güçsüzlükle taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yılda olmuştur. O halde bana ve ana babana şükret. Dönüş banadır." 31-Lokman : 14
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bakma sen herkesin öyle mutlu göründüğüne Vicdan diye bir yer var ve orada herkes suçlu.
HAKÎKATİN MASALI // MASALIN HAKÎKATİ... Bir varmış, bir yokmuş... "Bir" hep varmış, ezelden beri varmış da, ondan başka "Bir" yokmuş... Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde... Ve rûhum kan içinde, canım Cânân içinde... Sırlı bir ân içinde, meçhul mekân içinde... Yürürüm yürürüm varılmaz, ararım ararım bulunmaz, Kaf Dağı'nın ardında, elmas kuşlar yurdunda, bu masala kulak kabartan kişi, nerede olmak isterse, işte orada... Belki hiç yok öyle bir yer, belki de tam şurada... Uzakların bile ayaklarını yoran uzak mı uzak bir ülkede, ayın ondördüne parmak ısırtan, saçlarına dokunmak için geceyi sabırsızlandıran, uyku mahmuru gözlerine süzülmek için güneşi telaşlandıran bir Mahperi yaşarmış... Değil mi ki, herkes mutlaka bir Sevgili'ye aşıktır da, Aşk'ın kendisi, adına "İmkânsız" denilen bir güzele âşıktır... Gün gelmiş, kırk yamalı abasından başka hiçbir şeyi olmayan, yalınayağını dikenler yaralamasın diye, ayaklarına çamur sıvayan, cılız mı cılız, kara-kuru, teni sarı, kalbi duru bir delikanlı âşık olmuş, güzeller güzeli, zenginler zengini, sedeften sarayların Prensesi Mahperi'ye... Gönüldür bu Efendim... Akıl dümenini bir defâ eline almayagörsün... Sabah dememiş, akşam dememiş, Mahperi'nin peşinde dolaşmaya başlamış fukarâ delikanlıcağız... Tenhâda da düşmüş Ay Yüzlü'nün peşine, kalabalıkta da... Sarayının çevresini de mesken tutmuş, pazar meydanını da... Mahperi de farkındaymış aslında sessiz ve değersiz gölgenin. Farkındaymış farkında olmasına da, tenezzül bile etmemiş, takip edilişinden rahatsız olmaya... Günler birbirini kovalaya dursun, garip âşık da kovalamış durmuş bir vuslat umudunu... Ve nihayet, Efendimin âlâsına söyleyeyim, dayanamamış daha fazla Mahperi... Çok güneşli, huzurlu ve sakin bir günde, hiç beklenmeyen bir kum fırtınası gibi dönüvermiş yüzünü,
Velhasıl geçti bitti... Herkes hayatına baktı, Kaldığı yerden devam etti, Yada herşeye en baştan başladı. Meğer doğru olan da buymuş Bir şey kısmetin değilse Ne çok sevmek ne de beklemek hiç birşeyi değiştirmiyormuş...
Saçını kesen kadın haklıydı. Saç uzardı, Geçmeyen yaraydı...