Lessing'in Bilge Nathan'ında Sultan Salahaddin bu Yahudiye şöyle bir soru sorar: " Üç dinden -Yahudilik, Hıristiyanlık, İslam- hangisini hak olarak görmektesin?" Nathan cevap vermek yerine ona sihirli bir yüzükle ilgili bir hikaye anlatır. Bu yüzük, sahibini Allah ve insanlar katında makbul bir kişi kılabilmektedir. Yüzük babadan oğula geçer ve nihayette üç oğlu olan bir babaya ulaşır. O zaman baba, bu yüzüğe tıpatıp benzeyen iki yüzük daha yaptırır, fakat sadece biri hakikidir. Kardeşler kimin hakiki olana sahip olduğu konusunda kavga ederler ve bir hakime giderler. Hakim olara kendisinin bu konuda bir hüküm veremeyeceğini ve hakiki yüzüğün, Allah ve insanlar katında makbul olan kişide olduğunu söyler. Tek delil budur ve onlar bunu ancak Allah'a adanmak ve iyi ameller işlemek suretiyle başarabileceklerdir. Nathan'ın mesajı şudur: Eğer mümini Allah'a adanmaua ve komşularına iyilik yapmaya yönlendiriyorsa, ismi ne olursa olsun o din hakikidir.
Allah'ım hatalıysam beni affet, ama iyi bir Hıristiyana kötü bir Müslümandan daha çok saygı gösteriyorum, sırf Müslüman olduğu için bir şeyi savunamam, yine sırf başkasına ait diye iyi bir şeyi göz ardı edemem.
İtalya'daki köylüler eşeğin yürümesini sağlamak için ona vurmak yerine -ki inadı yüzünden eşeğe vurmak bazen faydasızdır- bir hile düşünmüşler: Bir sopanın ucuna bir demet ot bağlanır, sonra sopa da eşeğin başına bağlanır. Otu gören eşek ona ulaşma ümidiyle yürür. Çoğu insan bu eşekler gibi değil mi ? İtalya'da olduğu gibi başkalarını eşeğe çeviren bazı insanlar yok mu ?