Salih Suruç'un Mekke ve Medine dönemini anlatan iki ciltlik eserini büyük bir zevkle okudum ve çok bilgilendim.
Mekke: Yeryüzünde tevhidin timsali ilk mâbed olan Kâbe'nin bulunduğu şehir...
Medine: Tevhid inancının dünyaya yayıldığı ve islamın zafere ulaştığı şehir...
Peygamber Efendimizin hayatını gerçekten bu kadar güzel anlatan bu eseri herkesin okumasını istiyorum ve tavsiye ediyorum. Bizzat herkesin o duyguyu hissetmesini..
Bu serinin, hepimizin kitaplığının başköşesinde olması gerektiğini düşünüyorum.
Kitabın bir tarih kitabı gibi değil de roman havasında, kronolojik sırayla yazılması bendeki merak duygusunu ve sonraki bölümleri sabırsızlıkla okumamı sağladı.Okurken kendimi bizzat o olayların ve katıldıkları savaşların içinde, onların yanındaymış gibi hissettim. Hz. Ebubekir ile olan o dostluğu, nasıl şefkatli bir eş ve baba olduğunu öğrendim. İnsanların bir meselede karar veremediklerinde O’na başvurması, O'nun istişare etmesi. Müşriklere karşı sergilediği muazzam duruşu, yüzüne gülüp arkasından kuyu kazan münafıklara karşı gösterdiği tahammül nasıl sabırlı olduğunu gösteriyor.
Bu kadar güzel bir kitabı anlatmakta kelimeler gerçekten kifayetsiz kalıyor.Beni en çok etkileyen ve hüzünlendiren Peygamber Efendimizin vefatı oldu; öldüğü an sanki ben de oradaymışım gibi duygulandım. Bu eser "İyi ki okumuşum" dediğim kitaplardan biri oldu. Bilmek yetmiyor sadece onu tam anlamıyla tanımak gerek. Bizim için gönderilen bir peygamberin hayatını tanımamak çok acı. Asıl öğrenmemiz ve nasıl yaşadığına bakmamız gereken kişi O çünkü O, çok güzel yaşamış bir yol göstericidir. Karşılaştığımız her durumda O ne yapmıştı? diye sünnetine bakmalıyız. Ümmeti için bu kadar çabalayan bir peygamberi tam anlamıyla anlatabilmek imkansız.
Peygamber Efendimizin her şeyi, bütün emirleri